gEpVhkY.
Sorgu Konu Nedir Nedir Anlam Sorgulama Okunma 46 kez okunmuş Yunus Emre Kimdir Kısaca Hayatı – Mutasavvıf Türk şairi. Yunus Emre, tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisidir. Hayatı hakkında çok az şey bilinen Yunus Emre’nin, on üçüncü yüzyılın ikinci çeyreği ile on dördüncü yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar Sarıköy’de yaşadığını, bazılarıysa Karamanlı olduğunu düşünür. Hacı Bektaş Veli’nin bir eserine dayanarak Sarıköy’de yaşadığı ihtimali daha güçlü görünmektedir. Ölümü 1320 olarak kabul edilen Yunus Emre’nin seksen iki yaşında öldüğü söylenir. Buna göre doğum tarihi de 1238 yılına denk gelmektedir. Yunus Emre’nin eserleri yaşamı hakkında bazı bilgiler içermektedir. Bütün bir Anadolu’yu dolaştığı, Mevlana’yı gördüğü eserlerinde geçen cümlelerden anlaşılmaktadır. Yunus Emre sanat yaşamında halka, halkın dili ile hitap etmiştir. Yani Türkçeyi çok güzel kullanmıştır. Öz Türkçe ile eserler vermiştir. Bu da Yunus’un her zaman okunup anlaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Yunus’un şiirleri tasavvuf ağırlıklıdır. Tasavvuf; ruhunu temiz tutmak, Allah sevgisini kalbinde yaşamak, Allah’ı öylesine sevmektir ki cennet için değil, onun sevgisine erişebilmek için uğraş vermek, ömrünü bu yola adamak demektir. İşte Yunus şiirlerinde genellikle bu konuları işlemiştir. Onun hoşgörüsü de çok önemlidir.”Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü” diyebilecek olgunluktadır. Yunus Emre bir halk şairi değil halkın şairidir. Öylesine çok sevilmiştir ki Anadolu’nun çeşitli yerlerinde adına anıt mezarlar yaptırılmıştır. Aruz ölçüsü ile de şiirler yazmıştır ama onun en güzel şiirleri hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’nin “Risalettün- Nushiyye” ve “Divan” olmak üzere iki eseri vardır. Eserlerine başka âşıkların eserleri karıştıysa da sonradan bunlar ayıklanmıştır. KaynakGenel-Bilgi.
Tarihçi-Yazar Naci Yengin’ in “Yunus Emre’nin İzinde” kitabı Ihlamur Kitap tarafından yayımlandı. Yengin’ in kitabı Yunus Emre ve Türkçe Yılına özel basıldı. Kitap Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre’yi arayış-anlayışın kitabı olarak da değerlendirilebilir. Yunus Emre ve Tapduk Emre’nin hayatı, mücadelesi, düşüncesi ve türbesinin nerede olduğu üzerinde yoğunlaşan “Yunus Emre’nin İzinde” kitabı Yunus Emre’ye atfedilen Sarıköy, Karaman, Sandıklı gibi birçok makam, mezar ve türbeyi incelerken Yunus’un vasiyetinin peşine Emre Köyünde bulunan ve Yunus’un “Ko beni yatayım şeyh eşiğinde, dönmezim şeyhimden ya ne döneyim” vasiyeti gereği Tapduk Emre Türbesinin ayakucunda bulunan Yunus Emre’nin mezarı ve Tapduk Emre’nin Emre Köyündeki çalışmaları üzerinde duruluyor. Yunus Emre’nin mezar yeri araştırılacaksa hocası Tapduk Emre’nin türbe veya mezarlarının bulunduğu yerlerin araştırılması gerektiğini dile getiren Yengin, kitabında ön plana çıkarmaya çalıştığı Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre’nin mezarlarının aynı yerde olduğu görüşüdür ve bunun için de en uygun yerin Emre Köyü olduğunu ifade eder. Yazar “Yunus Emre’nin İzinde” çalışmasını Türklerde eşik kültürü çerçevesinde derinleştirmiş ve buna paralel olarak Yunus Emre’nin mezarının Tapduk Emre’nin dizinin dibine gömüldüğü yer olduğunu düşündüğü Emre Köyünde aranması gerektiğini ileri sürmektedir. Çok fazla ön plana çıkarılmayan Emre Köyündeki Yunus Emre’nin mezarının araştırmacının aksine Yunus Emre’nin gerçek mezarı olma ihtimalinin yüksek olduğu delilleriyle ortaya konulmaktadır.
Yunus Emre, en sevilen tasavvuf şairlerimizdendir. Öyle anlamlı sözleri, yürekleri dağlayan şiirleri vardır ki herkesi kendine hayran bırakır. Yunus Emre, İslami tasavvuf şairlerindendir. 1241-1320 yılları arasında yaşadığı düşünülmektedir. Hayatının tamamını Anadolu’da geçirmiş, Anadolu’nun dört bir yanında tanınmış ve sevilmiştir. Yunus Emre sözleri ve şiirleri ile ünlüdür. Yunus Emre’nin yaşadığı dönem, Selçuklu Devleti’nin çöküş ve Moğolların istila zamanlarına denk geldiği için, hakkında çok fazla bilgi yoktur. Eğitim hayatıyla ilgili de pek bir şey bilinmeyen Yunus Emre, Farsça ve Arapça bilgisini şiirlerinde ve sözlerinde ortaya koymuştur. Ancak bu eğitimi nereden ve nasıl aldığı da bilinmiyor. Moğol istilası dolayısı ile, dönemin mutasavvıf, sanatçı ve bilim insanları Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Bu zulüm dolu dönemlerde yaşamış olmasından mıdır bilinmez, Yunus Emre’nin en güzel sözleri, hoşgörü ve sevgi üzerinedir. Evlilik hayatı ile ilgili net bir bilgi bulunmamakla birlikte Yunus Emre’nin şiirleri içerisinde geçen bir dizede, çocuklarının olduğunu düşündüren ifadeler bulunmaktadır. Şeyhinin Tapduk Emre olduğunu, onun yolundan gittiğini de eserlerinde belirtmiştir. Hatta bazı eserlerinde Tapduk Yunus mahlasını kullanmıştır. Yunus Emre’nin En Güzel Sözleri Şairin söz ve şiirleri, zamanın şartlarına rağmen günümüze kadar gelmiştir. Hatta öyle ki, hayatımızın birçok yerinde Yunus Emre’den özlü sözler karşımıza çıkmaktadır. Yunus Emre der ki; İnsan; iyiliği kadar taşlanır, merhameti kadar dışlanır, kulluğu kadar da sınanır. Aşk ile yola çıkmak ise niyetin, bela ile imtihan edilirsin. Zü’l celali ve’l ikram, önce kahır sonra ikram. Her bildiğini söyleme, ama her söylediğini bil. Neyi çok bekler ve umarsan, o senden uzaklaşır. Hem ne demiştik; istediğini almak değil, verilene razı olmaktır imtihan. Sabır saadeti ebedi kalır. Sabır kimde ise, o nasip alır. Nefistir seni yolda koyan, yolda kalır nefse uyan. Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin, aşktan güzel merdiven bulamazsın. Sen doğru dur, eğri belasını bulur. Dil söyler, kulak dinler. Kalp söyler, kainat dinler. Hakkı gerçek sevenlere, cümle alem kardeş gelir. Elini kır, ayağını kır ve dahi gerekirse boynunu kır. Ama gönül kırma. Gönül kıranın abdesti tutmaz, namazı olmaz. Her nereye bakarsan kendi yüzündür. Kimde ne görürsen kendi özündür. Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur. Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen. Var mı yalan dünyada baki kalan? Mal da yalan mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan. Sen doğru ol da, varsın sanan eğri sansın. Unutma ki; sen kendini bir şey sanmadığın sürece doğru insansın. Kişi neyi sever ise, dilinde sözü o olur. Az söz erin yüküdür. Çok söz hayvan yüküdür. Olsun, sen aldırma yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kardır. Mazlumun ahı indirir şahı. Her şeyin bir vakti vardır. Ölümlünün ölümlüye aşkı, rüzgarda kuma yazı yazmak gibidir. Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik. Kırma dostun kalbini, onaracak ustası yok. Soldurma gönül çiçeğini, sulamaya ibrik yok. Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur. Küçük insanlar dengini, büyük insanlar kendini arar. Bir bahçeye giremezsen durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme. Derviş baştadır, tacda değil. Kızdırmak oddadır sacda değil. Bir avuç toprak, biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim, işte buyum ben. Yaratılanı hoş gör, yaradandan ötürü. Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır. Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın, rehberi şeytan olmuştur. İyi inci dervişin gönlündedir. Onun büyük denizlerde olduğunu sanma. Keşke demek için bile geçtir vakit. Geçti bir ömür ah ile. İçi dolu eyvah ile… Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül, yahut diken. Ya hayattır, yahut kefen. Kahrında hoş, lütfun da hoş. Aşk ile yürüyen, sırtında dünyayı taşır. Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır. Sular hep aktı geçti. Kurudu vakti geçti. Nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti. Dünya bir penceredir. Her gelen baktı geçti. Ana rahminden geldik pazara, bir kefen alıp döndük mezara. Yunus Emre’nin Şiirleri Yunus Emre, sözleriyle olduğu kadar şiirleriyle de gönüllerde taht kurmuştur. İlk eseri ve en önemli eserlerinden biri Divan’dır. Bu eserde yaklaşık 400 tane şiiri vardır. Bir diğer önemli eseri ise Risaletü’n Nushiyye’dir. Türkçe karşılığı nasihatler kitabı olan bu eser, mesnevi olarak yazılmıştır. Yunus Emre’nin şiirleri içerisinde bir kaç tanesini sizin için derledik. Dost Elinden Ölürsem Dost elinden ölürsem, hiç gümansız geru gelem Ganimet görem bu demi, can şükrane veri gelem Canın diri tutan kişi, Dost katından ırak düşer Feda kılam yüz bin canı, ıraklıktan beru gelem Cercis’leyin ol Dost beni, yetmiş gez öldürür ise Bin gez dahi ölür isem, yüz bin gez ileru gelem Yüz bin gez doğam uyagam, Dost burcunda cevlan kılam Hem Bunda olam, hem Anda, Bunda Anda varı gelem Yavu kılındım ne çare, yürürem dün gün avare Sorulara cevap budur, ben esrügem deyu gelem Bin yıl toprakta yatursam, ben komayam Enelhakkı Ne vakit gerek olursa, aşk nefesin uru gelem İnanmayan gel sinime, Dost adını eyit, kıgır Kefen donum pare kılup, toprağımdan duru gelem Bundan böyle n’olasını, değme akil şerh etmeye Yunus eydür aşıklara, Dost haberin veri gelem. Gel Gör Beni Aşk Neyledi Gönlüm düştü bu sevdaya Gel gör beni aşk neyledi Başımı verdim kavgaya Gel gör beni aşk neyledi Ben yürürüm yana yana Aşk boyadı beni kana Ne akilim ne divane Gel gör beni aşk neyledi Mecnun oluben yürürüm Dostu düşümde görürüm Uyanır melul olurum Gel gör beni aşk neyledi Aşkın beni mest eyledi Aldı gönlüm hasteyledi Öldürmeğe kast eyledi Gel gör beni aşk neyledi Gah eserim yeller gibi Gah tozarım yollar gibi Gah akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi Akan sulayın çağlarım Dertli yüreğim dağlarım Yarim için ben ağlarım Gel gör beni aşk neyledi Benzim sarı, gözlerim yaş Bağrım pare, ciğerim baş Halden bilen dertli kardeş Gel gör beni aşk neyledi Miskin Yunus biçareyim Baştan ayağa yareyim Dost elinden avareyim Gel gör beni aşk neyledi Allah Aşkın odu ciğerimi, yaka geldi, yaka gider Garip başım bu sevdayı, çeke geldi, çeke gider Kar etti firak canıma, aşık oldum ol Sultana Aşk zencirin dost boynuna, taka geldi, taka gider Sadıklar durur sözüne, gayrı görünmez gözüne Bu gözlerim dost yüzüne, baka geldi, baka gider Arada olmasın naşı, onulmaz bağrımın başı Gözlerimin kanlı yaşı, aka geldi, aka gider Bülbül eder ah ü figan, hasretle yandı bu can Benim gönülcüğüm ey can, çıka geldi, çıka gider Yunus söyler bu sözleri, efgan eder bülbülleri Dost bahçesinde gülleri, koka geldi, koka gider.
yunus emre nin anlamı nedir