6Rl1xY. LAF TAŞIYAN, ARABOZAN, DEDİKODU VE GIYBET YAPAN CENNETE GİREMEZ. MÜSLÜMANA KÖTÜ ZAN VE BAŞKASININ ÖZELİNİ ARAŞTIRMAK HARAMDIR. BİZE LAF GETİRENE KARŞI NE YAPMALIYIZ ? MUTLAKA OKUYALIM, 5DK MIZI ALIR OKUMASI, PAYLAŞALIM Koğuculuk laf taşımak Büyük Bir Fitne Ve Bozgunculuktur Ara bozmak maksadıyla insanların sözlerini birbirine taşımaktır. Koğuculuk demek, açıklanması hoş görülmeyen şeyi açıklamaktır. Koğuculuğun genel anlamı, bir sırrı açıklamak ve örtülü kalması istenen şeyin yüzünden perdeyi kaldırmaktır. Eğer koğuculuk yaptığı şey, o kişide bir eksiklik ve kusur ise, o zaman koğuculuk yanında bir de gıybet etmiş olur. Koğuculuk nemime yapana "nemmam" adı verilir. Dinimizin üzerinde önemle durduğu sıfatlardan biri de laf getirip götürme huyudur. Bu rezil huy, fertler arasındaki münasebetleri bozarak toplumun huzuruna tesir ettiğinden ve içtimai bütünlüğü yaraladığı için şiddetle yasaklanmıştır. Bazı günahlar sadece günahı işleyene zarar vermektedir. Bazı günahlar da vardır ki bütün toplumu etkilemekte ve toplumun düzenini bozmaktadır. İşte gıybet arkadan konuşmak ve koğuculuk laf taşımak gibi hastalıklar bu türdendir. Koğucunun yaptığı tahribatı zarar ve bozgunculuğu şeytan bile yapamaz. Koğucunun fitnesi şeytanın fitnesinden daha tehlikeli ve korkunçtur. Çünkü şeytan insana gizli bir vesvese verir. Allah'ın adını zikreder bu vesveseden kurtulursun. Fakat koğucu öyle değil karşına çıkar seninle konuşur ve konuştuklarına birtakım ilaveler de yaparak gidip onları anlatır. Koğucunun şerri o kadar büyüktür ki bazen insanların birbirlerini öldürmelerine bile yol b. Seleme'den şöyle anlatıldıAdamın biri, köle almaya gider. Bir kölenin fiyatını çok ucuz bulur. Sebebini sorar. Sahibi der ki" Bu köle koğucudur, onun için ucuzdur." Alan kimse, bu ayıbı önemsemez, köleyi alır, eve gelir. Köle yeni efendisinin yanında bir süre kaldıktan sonra, adamın hanımına gider; şöyle der" Sen kocana bu kadar hizmet ediyorsun, ama kocan seni sevmiyor. Seni bırakıp başkası ile evlenmek istiyor. Seni sevmesini, üzerine titremesini ister misin?" Kadın" Elbette isterim" der. Köle" Ben büyücüyüm. Kocan uyuduğu zaman bir ustura al. Sakalının alt kısmından bir kaç kıl kes, bana getir büyü yapayım, seni sevsin." der. Zavallı kadın buna inanır. Köle hemen kadının kocasına gider; şöyle der" Efendim, karın seni aldatıyor. Seni öldürüp başkasına gidecek; istersen uyur gibi yap; bunu gözünle gör."Adam uyur gibi yapar. Köle koşar, kadına haber verir. Kadın birkaç tane kıl almak için ustura ile adama doğru yaklaşınca, adam gerçekten karısının kendisini öldürmek istediğini zannederek hemen kalkıp usturayı elinden alarak kadının boğazım keser. Köle hemen kalkar kadının akrabalarına haber verir. Onlar da gelip kadının kocasını öldürürler. Bu sefer köle koşar erkeğin yakınlarına haber verir... Böylece bir aile ve iki kabileyi mahveder. Nemmam laf taşıyan, arabozan Cennete Giremez Resul-i Ekrem şöyle buyurdu Sizin en şerlilerinizi zararlı, tehlikeli, kötü olan size haber vereyim mi?" Ashabı Kiram" Evet, ya Resulullah" dediler. Resul-i Ekrem şöyle buyurdu" Onlar ki koğuculuk laf taşırlar yaparlar, dostların arasını bozarlar, tertemiz insanlarda ayıplar arar ve yakıştırmalar iftiralar atar yaparlar."1 Nuh aleyhisselamm karısı, iftira atıp Nuh aleyhisselamın mecnun deli olduğu iftirasını yayıyordu. Lut aleyhisselamm karısı da, gelen misafirleri kavmine haber veriyordu. Bu çirkin hareketlerinden dolayı Allah u Teala da elim azabı ile onları helak etti. Lut aleyhisselamın ümmeti livata yapıyordu yani erkek erkeğe ilişkiye giriyorlardı. Eğer lut aleyhisselama gelen misafir yakışıklı mı değil mi diye bu rezil işi yapanlara haber veriyordu. Nitekim Resul-i Ekrem şöyle buyurdu" Koğuculuk yapan cennete giremez"[2]Yine Resul-i Ekrem şöyle buyurdu"Kattat kimse cennete giremez."[3] CENNETE GİREMEYECEKLERBaşka bir rivayete göre; Resul-i Ekrem şöyle buyurdu" Allahu Teala, cenneti yarattıktan sonra, ona konuş emrini şöyle konuştu * Bana gelen, saadeti bulur." Bunun üzerine Allahu Teala, şöyle buyurdu " İzzet ve celalime yemin ederim ki, şu sekiz kişi, sende mekan tutamayacaktır1- İçkiye devam eden2- Zina yapmaya devam eden3- Koğuculuk eden,4- Deyyus olan, Eşini kıskanmayan5- İş başına geçip, halka zulümle ağalık yapan,6- Kadına yapılan cinsi fiilden kendine de yapılan erkek eşcinsel erkek ya da kendini karıya benzeten erkek,7- Sılay-ı rahmi kesen akrabayla bağı kesen8- Şunu şunu yapacağını Allah adına and içerek yemin ederek söyleyip vaad eden ve bu vaadini yerine getirmeyen."[4] NOT Tövbe eden sanki o günahı işlememiş gibidir. Diğer bir rivayete göre; Resul-i Ekrem şöyle buyurdu" Kim ki, haksız yere bir sözü, bir müslümanı lekelendirmek için yayarsa, Allahu Teala onu kıyamet gününde ateşle lekelendirir."[5]Yine Resul-i Ekrem buyurdu ki" Söz taşımak ve kin cehennemdir. Aynı zamanda bunların ikisi de bir müslümanda bulunmaz."[6] BİZE BAŞKASININ LAFINI TAŞIYANA KARŞI NE YAPMALIYIZ Nemimenin laf taşımak, ara bozmak tedavi yolları, gıybetin tedavisinde anlatılan çarelerdir Koğucu, sana gelse, "falan kimse sana şöyle şöyle yaptı; şöyle şöyle dedi" derse, bu durumda sana altı şey yapmak düşer 1- Onun sözüne inanmamalısın. Çünkü koğucu, ittifakla fasıktır büyük günahkar ve şahitliği makbul sayılmaz. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurdu" Ey iman edenler, eğer fasıkın biri size bir haber getirirse onu inceleyin. Yoksa bilmeyerek bir kavme fenalık edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz."[7] Yani bir fasık size bir haber getirirse, durumunu inceleyin. Acele etmeyin, yanlışlıkla bir kavme Koğucuyu çirkin olan o işinden vazgeçirmeli ve nasihat etmelisin. Çünkü bir münkeri kötülüğü engellemek vaciptirgereklidir. Nemime ise münkerlerin büyüklerindendir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurdu" Sizler, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten de nehyedersiniz ve Allah'a inanırsınız.[8]3- Tevbe etmediği takdirde koğucuya Allah için buğzetmelisin. Çünkü o kimse, asidir. Asiye buğzetmek ise Aleyhinde konuştuğu için senin yanında bulunmayan durumunu bilmediğin kimseye kötü zan müslüman bir kimseye kötü zan beslemek Allahu Teala şöyle buyurmuştur" Zannın çoğundan sakınınız, muhakkak zannın bir kısmı günahtır."[9]5- Koğucunun o sözünü araştırma cihetine gidip casusluk etmemelisin. Onun sözü, doğru mu, değil mi? Bu yolda bir araştırma Allahu Teala buyurdu ki"Sakın tecessüs etmeyiniz"Yani, kardeşinizin gizli yanını Koğucuyu menettiğin nemmamlığı kendin yapmamalısın. Yani sen de, sana getirdiği bir haberi başkasına anlatmakla, aynı duruma düşmemelisin. Böyle yapmak da, koğuculuktur. Seleften birisi bir arkadaşını ziyarete gider. Sohbet esnasında bir dostu hakkında dedikodu yapar ve onu çekiştirir. Bunun üzerine ziyaret olunan zatın canı sıkılır ve şöyle derBu ziyaretinle bana yük oldun. Bana üç eziyet getirdin1- Sevdiğim kardeşime beni düşman Huzurumu kaçırdın ve kalbimi bu işlerle meşgul Seni, emin, güvenilir bir insan biliyordum. Onu da Ekrem şöyle buyurdu" Benim katımda en sevimliniz, ahlakça en güzel olan ve çevresi ndekilerle en güzel geçinenİzdir ki, onlar herkesi sever ve herkes te onları sever. Benim katımda en sevimsizleriniz ise koğuculuk yapan, dostların arasını açan ve temiz kimselerde kusur arayanlardır."[10] Rivayet ediliyor ki, Ömer b. Abdulaziz'e bir adam gelerek "Senin hakkında falan kimse şöyle dedi" der. Bunun üzerine Ömer b. Abdulaziz şöyle dedi"İstersen bunu tahkik edelim. Eğer yalancı çıkarsan şu ayetin hükmü altına girersin; "Eğer bir fasık, size bir haber getirirse inceleyin."[11] Eğer duyduğun doğru çıkarsa, şu ayetin hükmü altına girersin. "Halkla çok alay eder ve haber gezdirmek suretiyle çokça koğuculuk yapar.[103]Her iki halde de mesulsün. Eğer istersen, tetkik etmeden seni affedelim de bu iş böyle kalsın!"Adam şöyle dedi"Beni affet, ya emir el müminin' Bir daha böyle bir şey yapmayacağım"'Kendisine dedikodu ulaşan kimseye düşen, onu tasdik etmemek, aleyhinde konuştuğu söylenen kimseye karşı kötü zanda bulunmamak, söyleneni araştırmaya kalkmamak, laf getireni ayıplayıp, bunu bir daha yapmamasını söylemek, eğer vazgeçmezse ona öfkelenmek ve nemmamın söylediğini yaymaya kalkışmamaktır. Aksi takdirde kendisi de nemmam olur. Hasan Basri diyor ki"Bir başkasının sözünü sana ulaştıran; senin sözünü de bir başkasına ulaştırır. Yani koğucu yüz verilecek insan değildir. Ona hiçbir surette güvenilmez. Ona nasıl nefret duyulmasın ki, yalandan, gıybetten, iftiradan, hainlikten, karıştırmaktan, çekememezlikten, hile ile insanların arasını bozmaktan hiçbir vakit kurtulamaz. Koğucu, Allah u Teala'nın birleştirmek istediğini Müslümanlar arasını ayırmak için uğraşan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimsedir. Nitekim Allah u Teala şöyle buyurmuştur"Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere tecavüz ve haksızlıkta bulunanların aleyhinedir. İşte can yakıcı azab bunlaradır."[12] Eğer kardeşiniz hakkındaki hüsnü zannımızın süi zanna, sevgimizin nefrete ve dostluğumuzun düşmanlığa dönüşmesini istemiyorsak koğucuyu Mesud anlatıyor Resul-i Ekrem buyurdu ki" Bana kimse ashabımın birinden canımı sıkacak bir şey getirmesin. Zira ben, sizin karşınıza, içimde hiçbir şey olmadığı halde çıkmak istiyorum."[13] Hadiste Resul-i Ekrem Ashabından herhangi biri hakkında hoşuna gitmeyecek bir söz, bir davranış veya kötü bir sıfatın kendisine ulaştırılmasını, ashabı hakkındaki hüsnü zannını rencide edecek bir şikâyetin olmamasını Hekim oğluna dedi ki" Senin arkadaşların o kimseler olsun ki, sen onlardan onlar da senden ayrıldıkları zaman, ne sen onların aleyhine, ne de onlar senin aleyhinde konuşsunlar."Dilimin ve nefs-i emmarenin şerrinden Allahu Tealaya sı lillahi rabbil alemin. Yazımızı beğenip paylaşalım ki başkalarının da okuyup amel etmesine vesile olabiliriz. Okuyan yoruma nokta bıraksın ki sayfamızın erişimi yükselsin. Düşük olursa paylaşımlarımız daha az kişiye ulaştırılır.[1] Ahmed[2] Buhari ve Müslim[3] Buhari ve Müslim[4] Nesai, Ahmed[5] İbn-i Ebi Dünya[6] Et-Tergib ve't-Terhib, 3/498, Taberani[7] Hücurat6[8] Al-iİmran[9] Hücurat12[10] Taberani, Bezzar[11] Hücurat6[12] Kalem[13] Şura42[14] Tirmizi, Ebu Davud ******* Adamın biri Hasan-ı Basri hazretlerine gelir. ´Biliyor musunuz der, filanca sizin hakkınızda olmayacak şeyler söylüyor - Nerden biliyorsun - Kulaklarımla duydum. - Nerede - Fitnecinin evinde - Orada ne arıyordun - Ziyafete gitmiştim. - Peki neler ikram etti - Çorba, börek, pilav, tatlı, dolmalar, köfteler, meyveler, şerbetler... Bir sürü şeyler işte. Bütün bunları içinde tutuyorsun da o üç beş kelimeyi niye tutamıyorsun da niye laf taşıyorsun. Sana başkasının lafını getiren senin lafını da başkasına götürmez mi? Gıybet etmek ve gıybet edilen lafı taşımak haramdır. İftira hepsinden büyük günahtır. Çünkü iftirada yalanda vardır.
"Cennete girmenin ilk şartı Allah'a imandır" Dr. Hasan Kamil Yılmaz, öyle herkesin cennete girebileceği düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Mümin olanların cennete gireceğinin Kur'an'da ifade edildiğine dikkati çeken Yılmaz, "La ilahe illallah diyen ve buna inanan kişiler cennete 20, 2021İçindekiler1 Asla cennete giremeyecek olanlar kimlerdir?2 Cehenneme en çok kimler girecek?3 Her mümin cennete girecek mi?4 Ne kadar insan cennete girecek?5 Kul hakkı olan kimse cennete giremez mi?6 Cennette en çok kimler olacak?7 Cehennemin hangi katına kimler girecek?8 Cennete giren ilk insan kimdir?Asla cennete giremeyecek olanlar kimlerdir?Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu “Üç kimse cennete giremez ve Allah kıyamet günü onlara nazar etmez; Ana babasına isyan eden kimse, erkeklere benzeyen kadın ve karısına kötülük yapılmasına razı olan en çok kimler girecek?Ayetlerle cehenneme girecek 25 sınıf insan1 “Allah'a ortak koşanlar.” … 2 “Allah'a ve Rasulüne asi olanlar.” … 3 “Ahireti inkâr edenler.” … 4 “Ayetleri yalanlayan ve büyüklenerek onlardan yüz çevirenler.” … 5 “Allah'a ibadetten yüz çevirenler.” … 6 “Kitabı ve Rasullere gönderileni yalanlayanlar.”Her mümin cennete girecek mi?İmanla ölen ancak büyük günahları sebebiyle cehenne- me atılan müminler, cezalarını çektikten sonra cehennemden çıkartılıp cennete kadar insan cennete girecek?Kimine bir-iki kişi iman ederken, kimine de sayılamayacak kadar insan iman etmektedir. Ümmeti en çok olan Peygamber, Efendimiz'dir. Bu büyük ümmet içinde hesapsız-azabsız doğrudan cennete girecek bahtiyarlar, yetmiş bin hakkı olan kimse cennete giremez mi?Üzerinde kul hakkı bulunanların ibadetleri kabul olmaz, Cennete giremez. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek en çok kimler olacak?"Cennete girmenin ilk şartı Allah'a imandır" Mümin olanların cennete gireceğinin Kur'an'da ifade edildiğine dikkati çeken Yılmaz, "La ilahe illallah diyen ve buna inanan kişiler cennete girecek. Ateist, Allah'a inanmıyor. Deist de Allah'ı inkar etmiyor ama gönderdiği dine ve elçisine iman etmiyor" hangi katına kimler girecek?Her günah ve günahkar için ayrı bir kat vardır. Cehennem Ateşin en hafif olduğu kattır. … Seir Teslis'e inanan ve Hz. … Hutame Tevrat'ı tahrif eden Yahudiler ve dillerini eğip bükerek insanlarla alay edenler girecektir. … Lezza … Sekar … Cahim … HaviyeMay 25, 2021Cennete giren ilk insan kimdir?Resûlullah Hz. Ali'ye "Cennete giren ilk dört kişi Benim, sensin, Hasan ve Hüseyin'dir" buyurdu. el-Mu'cem'ul-Kebir, 1/319/950. İmam Bâkır ise, "Cennete ilk girecek olan cennet ehli iyilik ehlidir" buyurdu. Emali es-Saduk, 210/5.
İçindekiler1 Hangi günahı işleyen cennete giremez?2 Asla cennete giremeyecek olanlar kimlerdir?3 Cehennemden çıkıp cennete girmek var mı?4 Çok günahı olan cennete girer mi?5 Hangi günah affedilmez?6 Kıyamet günü günahlarımızı herkes görecek mi?7 Kul hakkı olan kimse cennete giremez mi?8 Cennette en çok kimler olacak?Hangi günahı işleyen cennete giremez?Allah'ın kesinlikle sevmediği ve çirkin olarak saydığı büyük günahlar bulunmaktadır. Şirk Koşmak. Şirk koşmak Allah'ın en sevmediği en büyük günahlardandır. … Zina Yapmak. … İçki İçmek. … Faiz. … Büyü Yapmak. … Yalancı Şahitlik Yapmak. … Adam Öldürmek İntihar cennete giremeyecek olanlar kimlerdir?Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu “Üç kimse cennete giremez ve Allah kıyamet günü onlara nazar etmez; Ana babasına isyan eden kimse, erkeklere benzeyen kadın ve karısına kötülük yapılmasına razı olan çıkıp cennete girmek var mı?İmanla ölen ancak büyük günahları sebebiyle cehenne- me atılan müminler, cezalarını çektikten sonra cehennemden çıkartılıp cennete günahı olan cennete girer mi?Ehl-i Sünnet'e göre büyük günah işleyen kişi günahkar Mümindir, ona dünyada bir Mümin gibi davranılır; yani örneğin cenaze namazı kılınır, Müslüman mezarlığına gömülür. Ahirette de bir Mümin'dir; günahının cezasını çeker veya Allah dilerse bu günahı affeder, ama sonunda iman etmiş olduğu için cennete günah affedilmez?Allah'a ortak koşmak, adam öldürmek, zina iftirasında bulunmak, zina etmek, İslâmî cihaddan kaçmak, sihir yapmak, yetimin malını yemek, ana-babaya karşı gelmek, Mekke'nin hareminde günâh işlemek, faiz yemek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar günü günahlarımızı herkes görecek mi?Buna göre, bu dünyada gizli kalan günahlar, ahirette de gizli kalır. Açıktan işlenen günahlar da ahirette açıkça görülür. Allah bütün günahları herkese göstermeyecektir. Nitekim, tövbe edilmiş bazı günahları veya başkasının günahını gizleyen kişilerin günahlarını da Allah hakkı olan kimse cennete giremez mi?Üzerinde kul hakkı bulunanların ibadetleri kabul olmaz, Cennete giremez. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek en çok kimler olacak?"Cennete girmenin ilk şartı Allah'a imandır" Mümin olanların cennete gireceğinin Kur'an'da ifade edildiğine dikkati çeken Yılmaz, "La ilahe illallah diyen ve buna inanan kişiler cennete girecek. Ateist, Allah'a inanmıyor. Deist de Allah'ı inkar etmiyor ama gönderdiği dine ve elçisine iman etmiyor" dedi.
Zina Nedir?Zina, mecnun olmayan, küçük yaşta bulunmayan, buluğ çağına ulaşmış mükellef bir kimsenin, nikah ilişiği olmaksızın bir kadının ön tarafından cinsi münasebette bulunması olup insan aklının, ahlak ve hukuk düzenlerinin, diğer semavi dinlerin yanlış, ayıp ve kötü gördüğü bir fiil olup İslam dininde de kesin olarak yasaklanmış, işlenmesi büyük günahlar arasında Türleri Nelerdir?1- Gözlerin zinası Gözlerin zinası, Kulakların zinası Kulakların zinası, kendi arzusu ile Kadının sesini ve konuşmasını Dilin zinası Dilin zinası Şehvet ve cima kelimelerini Elin zinası Elin zinası, şehvetle Ayağın zinası Ayağın zinası, zina yoluna Çeşitleri Nelerdir?Zina, en büyük günah olmasına karşılık yine de kendi içinde manevi ağırlığına göre beş kısma ayrılıra-Mahremlerle Yapılan ZinaKendisiyle ebediyen evlenemeyecek olan ana, kız kardeş, kayınvalide ve süt anne veya süt teyze gibi mahremlerle yapılan zina, sorumluluğu en ağır olanı yani günahın en büyüğüdür. Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem bir hadisi şerifte şöyle buyurmaktadır “Mahremiyle zina eden kişi cennete giremez.”b-Savaşa Çıkan Mücahitlerin Kadınlarıyla Yapılan ZinaBu zina türü de ikinci derecede ağırlığa sahiptir Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır “Aman savaşan müminlerin eşlerinden uzak durun. Zira savaşan müminlerin eşleri, savaşa çıkmayıp geride kalmış bulunan mümin erkeklere anneleri gibi Haram dır.”c-Komşu İle Yapılan ZinaÜçüncü derecelikli ağırlığı bulunan zina türü de komşularıyla yapılan zinadır. Hz. Mikdad İbn-ü Esved radıyallahu anh anlatıyor. Allah’ ın Resulü Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in sahabeleri söylüyor “Zina, Allah ın ve peygamberinin haram kıldığı ve kıyamet gününe kadar da haram olarak kalacak olan bir günah fiilidir. Kişinin komşusunun veya ortağının hanımı ile zina etmesi, onun için on kadınla zina etmesinden daha büyük bir günahtır.”d-Evlilerin ve Yaşlıların Yaptıkları ZinaDördüncü derecelikli ağırlığı bulunan zina çeşitidir. Hz. Muhammed Sallallahü Aleyhi ve Sellem bir hadislerinde; “Üç sınıf insan vardır ki Allah kıyamet günün de onları zatına muhatap tutup konuşmaz. Onlara rahmet nazarıyla bakmaz. Onları günahlarından arındırmaz. Onlar için elem verici bir azap da vardır. Bunlar kibirli fakirler, sık sık yalan söyleyen idareciler, evli – yaşlı zinacılardır.”e-Bekarların Yaptığı ZinaBekarların bekarlarla yaptığı zina türüdür. Allah-u Teâlâ “Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız bunları Allah’ın dinini uygulama hususunda acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir topluluk da, onların cezasına şahit olsun”diye emrederek, bu zina türünün de Allah katında ne kadar ağır bir suç olduğu vurgulanmıştır. Bir hadis-i şerifte ise Allah’ın Rasülü Sallallahü Aleyhi ve Sellem “Allah indinde zinadan büyük günah yoktur” buyurmuş, bir başka Hadiste de “Zinaya devam eden, putperest gibidir” buyurarak, insanların bu aşağılık suçtan kendilerini korumalarını istemiştir. Çünkü Allah-u Teâlâ Furkan suresi 68. ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır “Onlar Allah ile birlikte başka ilaha dua etmezler. Haksız yere, Allah’ın haram kıldığı kimseyi öldürmezler ve zina da etmezler. Kim bunları yaparsa cezaya çarpar. Ona kıyamet gününde kat kat azap verilir ve o azabın içinde alçaltılmış şekilde ebedi bırakılırlar.” Ayet-i kerimeye dikkat edin! Allah-u Teâlâ zina eden kimseleri, kendisine şirk koşan ve suçsuz yere insanları katleden zalim kimselerle bir zikretmiştir. Allah, müminlerin bu sıfatlara sahip olamayacağını belirtmiş ve bu sıfatlara sahip olanları, ahirette ağır bir azabın beklediğini Cezası Nelerdir?Yüz Değnek CezasıBekâr erkek veya kadının zina cezası yüz değnek olup, Kur’ân-ı Kerîm’le belirlenen bir had cezasıdır.“Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun”Dayak cezası uygulanan zina suçlusunun, suçun işlendiği yöreden bir yıl süreyle sürgün edilmesi İslâm’ın ilk dönemlerinde uygulanan bir ceza türü idi. Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur “Bekâr’ın bekârla zinası için yüz değnek ve bir yıl sürgün. Dulun dulla zinası için ise yüz değnek ve taşla recm vardır” Ancak bu uygulama Nûr sûresi inmezden önceye aittir. Bu sûre inince bekârlar için yalnız değnek celde, evli muhsan olanlar için sünnetle recm cezası belirlenmiştirHanefilere göre celde cezasına sürgün ilâve edilmez. Çünkü âyette celde zina cezasının tümünü ifade eder. Ancak sürgün bir had cezası değil, İslâm Devlet başkanının görüşûne bırakılan ta’zir cezası kabilindendir. O sürgünde bir yarar görürse uygular. Nitekim, zina edenin tevbe edinceye kadar hapsedilebilmesi de bu ve Hanbelîlere göre celde ve bir yıl sürgün birlikte uygulanır. Sürgün yeri seferîlik mesafesinden uzakta olmalıdır. Dayandıkları delil, yukarıda zikredilen sürgün bildiren hadistir. Ancak kadın kocası veya mahrem bir hısmı ile birlikte sürgüne gönderilir. Çünkü Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem; “Kadın, yanında kocası veya mahremi bulunmadıkça yolculuğa çıkamaz” göre ise yalnız erkek sürgün edilir, yani bulunduğu beldeden uzakta hapsedilir. Kadın gittiği yerde de zina etmemesi için sürgün yandan sürgün hadisinin sonundaki dul için öngörülen celde ve taşla recmin birlikte uygulanması dört mezhebe göre amel edilmeyen bir esastır. Çünkü muhsan evli için yalnız recm uygulaması bildiren hadisler daha sahihtir. Nitekim Ebu Hureyre ve Zeyd bin Hillit’ten bir topluluğun naklettiği işçi kıssası bunu ifade eder. İşçisi ile zina eden evli kadın olayında Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem, bekâr olan işçi için yüz değnek ve bir yıl sürgün cezasına, kadın için ise recm cezasına hükmetmiştir . Zâhirîlere göre, celde ve recm birlikte uygulanır. Onlar, sürgün hadisinin sonundaki “…evli evli ile zinasına yüz değnek ve taşla recm vardır” kısmının açık anlamına CezasıMuhsan olan erkek veya kadının zinası için recm cezası konusunda İslâm bilginleri görüş birliği içindedirler. Delil; Sünnet ve İcmâ’ Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı tevâtüre ulaşan hadislerle hadiste şöyle buyurulur “Müslüman bir kimsenin kanı şu üç durumda helal olur. Zina eden evli kimse, nefse karşılık nefsi ve İslâm toplumundan ayrılarak dinini terkedeni öldürmek”Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in recm uyguladığı olaylar Evli bir kadınla zina eden bekâr için yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası uygulanmıştır. Allah elçisi bir sahabeyi kadına göndererek şöyle buyurmuştur “O kadına git, eğer suçunu itiraf ederse, onu recmet”b- Çeşitli yönlerden sabit olan Mâiz olayı. Mâiz, zinasını itiraf etmiş ve Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi ve Sellem onun recmedilmesini emirc- Gâmidiyeli kadın zinasını ikrar etmiş ve doğumdan sonra recm uygulannııştırİslâm ümmeti recmin meşrûluğu üzerinde icmada bulunmuştur. Ancak hâricîler ekolü recmi inkâr etmiştir. Çünkü onlar tevatür sınırına ulaşmayan haberleri delil olarak kabul Günahından Nasıl Temizlenilir?Daha önce insanların bu dünyaya başı boş bırakılmaları için gönderilmeyip imtihan için gönderildiklerine değinmiştik. İmtihanın gayesi kişinin ahretteki yerini belirlemesi ve Allah’ın rızasına nail olmaktır. Allah-u Teâlâ “Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler” diye yarattım buyurarak, bizlerin hangi amaçla yaratıldığının cevabını vermektedir. Dolayısıyla Allah’a hakkıyla kulluk yapabilmek için onun hudutlarını muhafaza etmemiz gerekmektedir. Fakat Allah, insanoğlunu günah işlememek üzere değil, günah işlemeye meyilli Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem “Eğer sizler günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder ve günah işleyen bir kavim yaratır” buyurmaktadır. Bunun neticesidir ki Allah-u Teâlâ bizlere daima tövbe kapısını açık tutmuştur. Ve bu tövbe kapısı, son nefesimize kadar açık kalacaktır. Eğer şeytana yada nefsimize uyduğumuz için veya cehaletimizden dolayı böyle bir günaha düşmüş isek ilk yapmamız gereken şey Allah’a el açıp, bir daha o günaha dönmemek üzere tövbe etmektir. Çünkü Allah Resulü Sallallahü Aleyhi ve Sellem “TEVBE EDEN KİMSE HİÇ GÜNAH İŞLEMEMİŞ KİMSE GİBİDİR” ve Sellem bir gün bir adamla muhabbet ederken adam Musa Sallallahü Aleyhi ve Sellem’a “Ey Musa! Merak ediyorum bu dünyanın en günahkâr kulu kim? Allah’a sorsan da bize bildirse” diye ricada bulundu. Musa Aleyhi ve Sellem Allah’a dua etti ve Allah vahiyle “Az sonra önünüzden bir çocuğun elinden tutan bir baba geçecek. İşte o kul bana en asi ve en günahkar kuldur” buyurdu. Ve az sonra gerçekten öyle birisi geçti. Ertesi gün aynı adam Musa Aleyhi ve Sellem’a “Ey Musa! Çok merak ediyorum. Acaba Allah’a en sevimli kul kim? Allah’a sorsan da bize gösterse” diye ricada bulundu. Ve Musa Aleyhi ve Sellem tekrar Allah’a dua etti ve Allah-u Teâlâ “Biraz sonra yanınızdan bir adam geçecek. İşte o adam bana en sevimli ve en günahsız kuldur” buyurdu. Ve Musa Aleyhi ve Sellem ile adam bir baktılar ki dün en günahkâr olan adam geçiyor. Şaşkınlıkla Allah’tan bunun hikmetini sordular. Allah-u Teâlâ cevaben şöyle vahyetti “Dün o kul, çocuğuyla birlikte deniz kenarına gitti. Çocuğu babasına sordu “Babacığım, bu denizden daha büyük ne var?” Adam cevap verdi “okyanus var oğlum.” Çocuk tekrar sordu “Baba okyanustan büyük ne var?” adam cevaben “Dünya var oğlum… Dünyadan da daha büyük olan kainat var oğlum” dedi. Daha sonra çocuk devamla “Kâinattan daha büyük bir şey var mı baba” diye sordu. Adam “Var oğlum, babanın günahları var” dedi. Sonra çocuk tekrar sordu “Babacığım senin günahlarından daha büyük bir şey var mı?” diye. Adam cevap olarak “Var oğlum… Allah’ın rahmeti benim günahlarımdan daha büyüktür” dedi ve o sırada bütün günahlarını bağışladım” diye affedemeyeceği hiçbir günah yoktur. Yeter ki o günaha tekrar dönmemek üzere tövbe edelim. Günahımızın farkına varalım ve diğer ibadetlerimizle Allah’a bu günahımızı affettirelim. Çünkü Allah her şeye besmele ile başlamamızı emretmiştir. Besmelede ise “Rahman” ve “Rahim” sıfatları vardır. Bu sıfatlar ise Allah’ın merhametine delalet eder. Çokça bağışlamasına delalet eder. Allah-u Teâlâ bizlerden sadece işlediğimiz günahlardan tövbe etmemizi beklemektedir.
zina yapan cennete giremez mi