79b8q8. Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. ٤﴾ سورة النساء يَا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذٖى خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثٖيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذٖى تَسَاءَلُونَ بِهٖ وَالْاَرْحَامَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقٖيبًا ﴿١﴾ 4-Nisâ Sûresi 1. Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[1] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getirip yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. [1] . Buradaki “ondan” ifadesi “onun türünden” şeklinde de anlaşılabilir. الاعراف ٧﴾ سورة هُوَ الَّذٖى خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشّٰیهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفٖيفًا فَمَرَّتْ بِهٖ فَلَمَّا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرٖينَ ﴿١٨٩﴾ 7-A’râf Sûresi 189. Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan[1] var edendir. İnsan eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir gebe kalır ve bir müddet onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.[2] [1] . Buradaki “ondan” ifadesi, “onun türünden” şeklinde de anlaşılabilir. [2] . Âyette yer alan “bir tek nefisten yarattı” ifadesi, yaratılan eşin, fizikî olarak o nefisten yaratıldığını değil, “nefis” insan ile eşinin aynı cinse, insan cinsine mensup olarak yaratıldığını ifade etmektedir. Yani insan cinsinin erkek türü olan Âdem’e, yine insan cinsinden, kadın türünde bir eş yaratılmıştır. النحل ١٦﴾ سورة وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَنٖينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَ ﴿٧٢﴾ 16-Nahl Sûresi 72. Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? الفرقان ٢٥﴾ سورة وَهُوَ الَّذٖى خَلَقَ مِنَ الْمَاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدٖيرًا ﴿٥٤﴾ 25-Furkân Sûresi 54. O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir. الروم ٣٠﴾ سورة وَمِنْ اٰيَاتِهٖ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٢١﴾ 30-Rûm Sûresi 21. Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. فاطر ٣٥﴾ سورة وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجًا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِهٖ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِهٖ اِلَّا فٖى كِتَابٍ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسٖيرٌ ﴿١١﴾ 35-Fâtır Sûresi 11. Allah, sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan meniden yarattı. Sonra sizi erkekli dişili eşler yaptı. Allah’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta Levh-i Mahfuz’da yazılı olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a kolaydır. الزمر ٣٩﴾ سورة خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فٖى بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ فٖى ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ ﴿٦﴾ 39-Zümer Sûresi 6. O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[1] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan erkek ve dişi olarak sekiz eş yarattı.[2] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç kat karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk mutlak hâkimiyet yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? [1] . Buradaki “ondan” ifadesi, “onun türünden” şeklinde de anlaşılabilir. [2] . Âyette sözü edilen hayvanların neler olduğu konusunda En’âm sûresinin 143 ve 144. âyetlerine bakınız. الشورى ٤٢﴾ سورة فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فٖيهِ لَيْسَ كَمِثْلِهٖ شَیْءٌ وَهُوَ السَّمٖيعُ الْبَصٖيرُ ﴿١١﴾ 42-Şûrâ Sûresi 11. O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden[1] eşler, hayvanlardan da kendilerine eşler yaratmıştır. Bu sûretle sizi üretiyor. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. [1] . Âyetin bu kısmı, “kendi türünüzden..” şeklinde de tercüme edilebilir. النجم ٥٣﴾ سورة وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰى ﴿٤٥﴾ مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰى ﴿٤٦﴾ 53-Necm Sûresi 45,46. Şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi, rahme atıldığında az bir sudan meniden yaratmıştır. القيامة ٧٥﴾ سورة فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰى ﴿٣٩﴾ 75-Kıyâme Sûresi 39. Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti. النبا ٧٨﴾ سورة وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًا ﴿٨﴾ 78-Nebe’ Sûresi 8. Sizleri erkekli-dişili eşler hâlinde yarattık. İnsanın Yaratılışı ile ilgili ayetler► Siz ölüler iken sizi dirilten yoktan var eden, sonra öldürüp tekrar diriltecek olan, sonra tekrar ona döndürüleceÄŸiniz bir Allah’a karşı nasıl kâfir olursunuz? 2/Bakara 28► Hani Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağı demiÅŸti. Dediler ki “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi halife kılacaksın? Oysa bizler seni tüm eksiklerden tenzih ederek sana hamd etmekte ve seni takdis Allah dedi ki “Şüphesiz ki ben, sizin bilmediklerinizi 2/Bakara 30► Sizleri annelerinizin rahimlerinde dilediÄŸi gibi ÅŸekillendiren O’dur. Kendisinden baÅŸka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur. O izzet sahibi, her ÅŸeyi maÄŸlup eden El-AzÃz, hüküm ve hikmet sahibi olan El-HakÃm’dir. 3/Âl-i İmran 6► Ey insanlar! Sizleri tek bir nefisten yaratan, ondan da eÅŸini yaratan ve o ikisinden de birçok erkek ve kadın türetip yeryüzünde yayan Rabbinizden korkup sakının. Kendisiyle istediÄŸiniz Allah’tan ve akrabalık baÄŸlarını koparmaktan korkup sakının. Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir. 4/NÃsa 1► Sizi çamurdan yaratan sonra da öleceÄŸiniz zamanın müddetini belirleyen O’dur. DiriliÅŸ zamanının müddeti O’nun yanındadır. Sonra siz hâlâ şüphe edersiniz. 6/En'âm 2► O, sizi tek bir nefisten/Âdem’den yarattı. Bir karar kılınacak bir de emaneten durulacak yer vardır. Şüphesiz ki biz, anlayan bir topluluk için ayetlerimizi detaylı olarak açıkladık. 6/En'âm 98Kur’ân’ın mufassal/detaylandırılmış bir kitap olmasının hikmetleri için 6/En’âm, 55► Andolsun ki sizleri yarattık, sonra size ÅŸekil verdik, daha sonra meleklere “Âdem’e secde dedik. İblis dışında hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. 7/A'râf 11► O, sizi tek bir nefisten Âdem’den yaratan ve sükûnete kavuÅŸsun diye ondan eÅŸini yaratandır. EÅŸini örtüp bürüyerek onunla beraber olunca, hafif bir yük yüklendi ve bir müddet onunla dolaÅŸtı. Yükü ağırlaşınca ikisi beraber Rableri olan Allah’a şöyle dua ettiler “Şayet bize salih bir evlat verirsen andolsun ki şükredenlerden olacağı 7/A'râf 189► Andolsun ki insanı, kokuÅŸmuÅŸ bir balçığın kuruyan çamurundan yarattık. 15/Hicr 26► Hani Rabbin, meleklere demiÅŸti ki “Şüphesiz ki balçığın kurumuÅŸ çamurundan bir insan yaratacağı 15/Hicr 28► İnsanı bir nutfeden/meniden yarattı. Bir de ne göresin! O insan, yaratıcısına karşı apaçık bir düşman kesilivermiÅŸ. 16/Nahl 4► Allah sizin için kendi nefislerinizden eÅŸler yarattı. EÅŸlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı. Sizi temiz ÅŸeylerle rızıklandırdı. Hâl böyleyken batıla inanıp Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? 16/Nahl 72► Sizi ondan topraktan yarattık, ona geri çeviririz, bir kere daha sizi ondan çıkarırız/diriltiriz. 20/Tâhâ 55► Ey insanlar! Åžayet öldükten sonra dirilmeden yana şüphe içindeyseniz, şüphesiz ki sizi topraktan yarattık. Sonra bir damla meniden, sonra donmuÅŸ kan pıhtısından embriyo sonra da yaratılışı tamamlanmış, tamamlanmamış bir parça etten... bunları yapanın yeniden diriltmeye kâdir olduÄŸunu sizlere açıklamak için. DilediÄŸimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizleri birer bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da yetiÅŸkinlik çağına ulaÅŸmanız için size ömür veriyoruz. Sizden kimi ölüyor, kimi de ömrün en kötü çağına döndürülüyor ki, bildikten sonra hiçbir ÅŸey bilemesin. Sen yeryüzünü kurumuÅŸ/hareketsizleÅŸmiÅŸ görürsün. Üzerine su indirdiÄŸimizde önce titreÅŸir, sonra kabarır ve her göz alıcı çiftten bitkiler bitirir. 22/Hac 5► Andolsun ki, insanı süzülmüş çamurdan yarattık. 23/Mü'minûn 12► Sonra onu bir su damlası/meni olarak saÄŸlam bir yere/rahme yerleÅŸtirdik. 23/Mü'minûn 13► Sonra meniyi pıhtılaÅŸmış kan alak olarak yarattık. Sonra o kanı çiÄŸnenmiÅŸ bir et parçası mudÄŸa olarak yarattık. Sonra o et parçasını kemik olarak yarattık, sonra da kemiÄŸe et giydirdik. Sonra onu sureti, aklı, duyguları olan bambaÅŸka bir varlık olarak inÅŸa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir. 23/Mü'minûn 14► Sizi yeryüzünde yayan/çoÄŸaltan O’dur. Ve O’na haÅŸrolacaksınız/diriltilip, huzurunda toplanacaksınız. 23/Mü'minûn 79► İnsanı sudan yaratan ve ona nesep/soy ve sıhriyet/nikâh yolu ile akrabalık baÄŸları veren O’dur. Senin Rabbin her ÅŸeye güç yetirendir. 25/Furkân 54► Diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Siz de iÅŸte böyle kabirlerinizden çıkarılırsınız. 30/Rûm 19► Sizi topraktan yaratması, sonra da sizlerin üreyip çoÄŸalarak insan olarak yayılmanız O’nun kudret ve azametine delil olan ayetlerindendir. 30/Rûm 20► Sizi zayıflıktan yaratan, zayıflıktan sonra size kuvvet veren, sonra kuvvetin ardından size zayıflık ve yaÅŸlılık veren Allah’tır. DilediÄŸini yaratır. O, her ÅŸeyi bilen El-AlÃm, her ÅŸeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan El-KadÃr’dir. 30/Rûm 54► Şüphesiz ki kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi Allah’ın katındadır. O yaÄŸmuru indirir, rahimlerde olanı bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse hangi yerde öleceÄŸini bilemez. Şüphesiz ki Allah, her ÅŸeyi bilen AlÃm, her ÅŸeyden haberdar olan HabÃr’dir. 31/Lokmân 34► O Allah ki; yarattığı her ÅŸeyi en güzel ve en saÄŸlam yapan, insanı yaratmaya çamurdan baÅŸlayandır. 32/Secde 7► Sonra onun neslini, deÄŸersiz bir suyun özünden yaratandır. 32/Secde 8► Sonra onu, tam bir ÅŸekilde düzene koyup ona ruhundan üfleyendir. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! 32/Secde 9► Allah, sizleri topraktan, sonra bir damla sudan yarattı. Sonra sizi çift kıldı. O’nun bilgisi dışında bir diÅŸi ne gebe kalır ne de doÄŸurur. YaÅŸayan birinin ömrünün uzatılması da, kısaltılması da mutlaka bir Kitap’ta yazılıdır. Şüphesiz ki bu, Allah’a kolaydır. 35/Fâtır 11► Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri varlıklardan çifter çifter yaratan Allah, tüm eksikliklerden münezzehtir. 36/YâsÃn 36► İnsan, onu bir su damlasından yarattığımızı görmedi mi? Åžimdi apaçık bir düşman kesilivermiÅŸtir. 36/YâsÃn 77► Sor bakalım onlara! Onların yaratılışı mı daha zorlu, yoksa yer, gök, daÄŸ gibi diÄŸer yarattıklarımız mı? Şüphesiz ki biz, onları yapış yapış bir çamurdan yarattık. 37/Saffât 11► Hani Rabbin, meleklere demiÅŸti ki “Muhakkak ki ben, çamurdan bir insan yaratacağı 38/Sâd 71► Sizi, tek bir nefisten yarattı, sonra ondan eÅŸini var etti. Size, hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, üç karanlık içinde, bir yaratılış evresinden baÅŸka bir yaratılış evresine geçirerek yaratmaktadır. İşte bu, sizin Rabbiniz Allah’tır. Hâkimiyet/egemenlik yalnızca O’na aittir. O’ndan baÅŸka ibadeti hak eden hiçbir ilah yoktur. Buna raÄŸmen nasıl da tevhidden ÅŸirke çevriliyorsunuz! 39/Zümer 6► O; sizleri topraktan, sonra bir damla sudan, sonra kan pıhtısından embriyo yaratandır. Sonra sizi anne karnından bebek olarak çıkarmakta, sonra yetiÅŸkinlik çağına eriÅŸmeniz, sonra da yaÅŸlanmanız için size ömür bahÅŸetmektedir. Sizden bazınızın canı daha önce alınır. BelirlenmiÅŸ bir zamana eriÅŸmeniz ve akletmeniz için Allah, yaÅŸamı böyle takdir etmiÅŸtir. 40/Mü’min Äžafir 67► Sizin yaratılışınızda ve yeryüzünde yaydığı canlılarda da yakinen inanan bir topluluk için ayetler vardır. 45/Câsiye 4► Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiÄŸi vesveseleri de biliriz. Biz, ona, ÅŸah damarından daha yakınız. 50/Kâf 16► KuÅŸkusuz çiftleri, erkek ve diÅŸi olarak yaratan O’dur. 53/Necm 45► Rahme atılan bir damla meni suyundan. 53/Necm 46► Sizi biz yarattık. DirilteceÄŸimizi tasdik etmeniz gerekmez mi? 56/Vâkıa 57► Dökmekte olduÄŸunuz meniyi gördünüz mü? 56/Vâkıa 58► Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? 56/Vâkıa 59► “Oysa O, sizi merhale merhale yaratmıştır. Nutfe merhalesi, embriyo merhalesi...” 71/Nûh 14► O, akıtılan meniden bir damla deÄŸil miydi? 75/Kıyâmet 37► Sonra kan pıhtısı embriyo olmadı mı? Allah onu yaratıp düzenledi. 75/Kıyâmet 38► Ondan erkek ve diÅŸi olan iki sınıf yarattı. 75/Kıyâmet 39► İnsan üzerinden öylesine uzun bir zaman geçti ki; bu zaman zarfında o, anılmaya deÄŸer bir ÅŸey deÄŸildi. 76/İnsân 1Ayet, insana ne olduÄŸunu ve nereden geldiÄŸini hatırlatmaktadır. Bir zamanlar olmayan, kimsenin anmadığı bir ÅŸeyken Allah’ın cc yaratmasıyla vücut bulan, var olan ve bilinen insan, nasıl olur da Rabbine ortak koÅŸup O’nun ölüleri dirilteceÄŸini inkâr eder!► Şüphesiz ki biz insanı, birbirine karışmış kadın ve erkeÄŸin suyundan yarattık. Onu deniyoruz/imtihan ediyoruz. Bu sebeple de onu iÅŸiten ve gören bir varlık yaptık. 76/İnsân 2► Sizi deÄŸersiz bir sudan yaratmadık mı? 77/Mürselât 20► Sonra sizi o saÄŸlam yerleÅŸim yerine rahme yerleÅŸtirdik. 77/Mürselât 21► Bilinen bir zamana kadar. 77/Mürselât 22► Allah onu hangi ÅŸeyden yarattı? 80/Abese 18► Bir damla sudan yarattı ve takdir etti. 80/Abese 19► Sonra ona yolu kolaylaÅŸtırdı. 80/Abese 20► Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın? 86/Târık 5► Tazyikle atılan bir sudan yaratıldı. 86/Târık 6► O, bel kemiÄŸi ile omurga arasından çıkar. 86/Târık 7► Andolsun incire ve zeytine, 95/TÃn 1► Sina’daki Tur Dağı’na, 95/TÃn 2► Ve bu güvenli beldeye. 95/TÃn 3► Andolsun ki, insanı en güzel surette yarattık. 95/TÃn 4► Sonra onu esfel-i safiline aÅŸağıların aÅŸağısına çevirdik. 95/TÃn 5► O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. 96/Alak 2 4-NİS 1. Ayet يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekumullezî halakakum min nefsin vâhidetin ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ ricâlen kesîran ve nisâânisâen, vettekûllâhellezî tesâelûne bihî vel erhâmerhâme. İnnallâhe kâne aleykum rakîbârakîben. Bayraktar Bayraklı Ey insanlar! Sizi tek bir cevherden/nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden sakınınız. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakınınız. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. Edip Yüksel İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten Efendinizi dinleyin. Adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz ALLAH’a saygı gösterin; yakınlara da… ALLAH elbette sizi gözetlemektedir. Erhan Aktaş Ey insanlar! Sizi, tek bir nefisten1 yaratan, ondan eşini yaratan ve o ikisinden birçok erkek ve kadını üreten Rabb’inize karşı takvâlı2 olun. Birbirinizden yararlanasınız diye akrabalık bağını kuran Allah’a karşı takvâlı2 olun. Kuşkusuz, Allah, sizi gözetmektedir. 1- Özden, türden. Âdem’in eşi, âdemden değil, ikisi de aynı özden, aynı mayadan, aynı türden yaratılmışlardır. 2- Allah’ın buyruklarına, içtenlikle uymak suretiyle; o buyrukları kendinize koruyucu yapın, onlarla kendinizi kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya, güvenceye alın. Muhammed Esed Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden pek çok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Kendisi adına birbirinizden haklarınızı talep ettiğiniz Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ve bu akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah, üzerinizde daimi bir gözetleyicidir. Mustafa İslamoğlu Ey insanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini yaratan ve her ikisinden de birçok erkek ve kadın var eden Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Kendisi adına birbirinizden hak talebinde bulunduğunuz Zat'a ve bu insanlık bağına karşı sorumluluk duyun. Kuşkusuz Allah, üzerinizde daimi bir gözetleyicidir. Süleyman Ateş Ey insanlar, sizi bir tek nefisten nefes alan candan yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabâlıkbağlarını kırmaktan sakının. Şüphesiz Allâh, sizin üzerinizde gözetleyicidir. Süleymaniye Vakfı İnsanlar! Atanızı[1*] bir tek nefisten[2*] yaratan, eşini de o nefisten yaratan, o ikisinden pek çok erkeği ve kadını üreten[3*] Sahibinizden çekinerek kendinizi koruyun[4*] . Birinden bir şey isterken adını andığınız Allah’a, bir de akrabalık bağlarına saygılı olun. Allah sizi gözetlemektedir. [1*] İltifat [2*] O nefis döllenmiş yumurtadır. Fasih Arapça’da zevc kelimesinin müennesi dişisi yoktur. Kadın erkeğin zevci, erkek de kadının zevcidir. Hem Adem hem de Havva, aynı nefisten yani döllenmiş yumurtadan yaratılmıştır. İnsan Suresi 2. ayette “Biz insanı karışımı zengin olan bir nufteden yarattık.” buyrulmaktadır. Bu ayette de “Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan Rabbinizden çekinin!” buyrulduğuna göre iki ayeti birlikte okuduğumuzda “Ey insanlar, hepinizi hem sizi hem de eşlerinizi karışımı zengin olan bir döllenmiş yumurtadan yaratan Rabbinizden çekinin!” anlamı çıkmaktadır. Bu meal çalışmasının tamamında insanın yaratılışına dair bilgi veren ayetlerdeki nefis’ kelimesi için “döllenmiş yumurta” manası bu gerekçeyle seçilmiştir. Yaratılışla ilgili olmayan ayetlerde nefis kelimesi bazen beden, bazen ruh bazen de bunların birleşmiş hali manasında kullanıldığından ona göre anlam verilmiştir. [3*] [4*] Takva sahibi olun Allah’tan çekinerek korunan, kendinifıtratını bozmayan Yaşar Nuri Öztürk Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini vücuda getiren ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anarak birbirinizden dilekler dilediğiniz Allah'tan korkun. Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının. Şu bir gerçek ki Allah, Rakîb'dir, sizin üzerinizde sürekli ve titiz bir gözetleyicidir. RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA Öncelikle genelde İslam müfessirlerinin yanlış algıladıkları ve yanlış anlattıkları bir ayetin tefsirini yapmaya çalışalım. يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِي تَسَاءلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا 4/1-Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekumullezî halakakum min nefsin vâhidetin ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ ricâlen kesîran ve nisâânisâen, vettekûllâhellezî tesâelûne bihî vel erhâmerhâme. İnnallâhe kâne aleykum rakîbârakîben. 4/1- Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve yine kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. Kuran’da geçen ayetin, hem orijinal Arapça metnini, hem Türkçe okunuşunu, hem de mealini vermeye çalıştım. Arapça bilmek ayrı bir ilim, Kuran’ı anlamak ayrı bir ilimdir. Asıl sıkıntı olan kelimelerin ne söylediği değil ne söylemek istediğini konu ve Kuran bütünlüğü içerisinde doğru anlaşılamama sıkıntısıdır. Şimdi Kuran bütünlüğü içerisinde sörf yaparak bir tek nefis kelimesine Kuran’ın ne anlam yüklediğini ve bir tek nefisin kim olduğunu yakalamaya çalışalım. Kuran içerisinde bir tek nefisten yaratılma olayı dört ayette zikredilmiştir. Şimdi dört ayet içerisinde bir tek nefis kelimesinin ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım. 4/1- Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve yine kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. 6/98- O, sizi tek bir nefisten yaratandır. Sizin için Bir karar kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık. 7/189- O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah’a dua ettiler “Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.” 7/190- Ama O, onlara Adem’in çocukları erkek ve kadınlara salih bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey konusunda Ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah, onların şirk koştuklarından Yücedir. 39/6- Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra ondan kendi eşini var etti ve sizin için davarlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra bir başka yaratılışa dönüştürüp yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O’nundur. O’ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz? Genel olarak bütün İslam müfessirleri İlk insanın yaratılışı hakkındaki bilgileri günümüzde insanlar eliyle yazılmış ve Allah’tan gelmiş olan vahiy orijinli Tevrat tahrif edilerek günümüzde dolaşan Tevrat’tan almışlardır. Aynı zamanda İslam toplumları da Tevrat’taki bilgilerle inancını devam ettirmektedir. Genelde kabul gören anlayış şöyledir. İlk olarak Allah Âdem’i yarattı onun sağ kaburga kemiğinden Havva’yı yarattı. İkisi evlendiler. Her doğan çocuklar ikiz hem de biri kız biri erkek olarak doğmaktadır. Âdemin şeriati olarak aynı batından doğan çocuklar biri birleri ile evlenemez ama başka batından olanlar biri birleri ile evlenebilirler. Diyerek Allah adına Allah’tan olmayan Bir din bir şeriat uydurmuşlardır. Oysa Allah’ın insanlık tarihinin başlangıcından bu tarafa nebiler aracılığı ile göndermiş olduğu dinin adı İslam teslim olanların adı da müslümandır. Tek bir ümmet ve tek bir şeriat içerisinde olanlar Allah’tan gelen vahiy orijinli dini kabul eden ve onları hayatları ile bütünleştirenlerdir. 5/47- İncil sahipleri Allah’ın onda indirdikleriyle hükmetsinler. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır. 5/48- Sana da Ey Muhammed, önündeki kitapları doğrulayıcı ve ona bir şahid-gözetleyici’ olarak Kitab’ı Kur’an’ı indirdik. Öyleyse aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva istek ve tutkularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak bu, verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah’adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. Ayette geçen” . Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak bu, verdikleriyle sizi denemesi içindir.” İfadesi Bir tek ümmet bir tek şeriat sadece Allah’ın nebiler aracılığı ile göndermiş olduğu vahiylerle hayatlarını yaşayanlardır. Onun dışındakiler ayrı ayrı şeriat ve ümmettirler. O zaman bütün peygamberlerin getirmiş oldukları vahiy doğrultusunda yaşayanlar bir ümmet ve şerait içerisindedirler. Onun dışında kalanlar ise ayrı ayrı ümmet ve şeriat içerisindedirler. Yani her peygamberin kendilerinden öce gelenleri doğrulaması ve tasdik etmesi kendilerinden sonra gelecek olan nebileri müjdelemesi Birisine haram olan diğer peygamberlere de haram birisine helal olan diğer peygamberlere de helal anlamına gelmektedir. 16/118- Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. Burada Dikkat çekilmesi gereken Allah Yahudilik dinini göndermediği Musa kavminin vahiy orijinalinden sapan insanların Allah’ın haram kıldığını kendilerine helal, helal kıldığı bazı şeyleri de kendi kendilerine haram kılmışlardır. 7/157- Onlar ki, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de geleceği yazılı bulacakları ümmi haber getirici Nebi olan elçiye Resul uyarlar; o, onlara marufu iyiliği emrediyor, münkeri kötülüğü yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. Demek ki, Âdem peygambere Musa, İsa, Peygamber ve kavmine haram olanlar Muhammed peygambere de haramdır. Onlara helal olanlar Muhammed peygambere de helaldir. Yukarıda ayetlerde bahsedilen Allah’tan gönderilmiş olan Tevrat ve İncil, bu günkü insanlar eliyle yazıp bozdukları Tevrat ve İncil değil, Allah’ın Musa ve İsa’ya indirmiş olduğu vahiy orijinli Tevrat ve İncil’dir. Allah’ın göndermiş olduğu bütün peygamberlerde haram ve helal farklılığı yoktur. Şimdi diyecekler ki; Allah Musa’ya İsa’ya getirmiş olduğu dini nesh etti yerine İslam dinini getirdi. Asla bu doğru değildir. Bu ifadeler büyük bir yanılgı ve sapmadır. Konunun düzgün anlaşılması açısından biraz nesh etme üzerinde durmak istiyorum. NESİH NEDİR? 2/106- Biz, daha hayırlısını veya bir benzerini getirinceye kadar hiçbir ayeti nesh etmez hükmünü yürürlükten kaldırmaz veya unutturmayız. Bilmez misin ki Allah, gerçekten her şeye güç yetirendir. Ayet kelimesi, Allah’ın nebilere gönderdiği vahiyler anlamında kullanıldığı gibi, Allah’ın kâinat içerisinde yaratmış olduğu bütün varlıklar için de kullanılmıştır. Yani Musa’ya ve İsa’ya Gelen vahyi bilgiler olduğu gibi, aynı zamanda bu vahyi bilgilere uygun olanlar ve olmayanlar da ayet olarak geçmektedir. Yani Musa’ya ve İsa’ya haram kılınanı helal, helal kılınanı da haram kılan toplumların yanlış davranışları da Kuran içerisinde ayet olarak tanımlanmaktadır. Bir ayetle Allah’ın nesh ettiği bir şeyin Allah’ın haram kıldığı değil, vahyin orijinalinden saparak kendi zan ve tahminlerince Allah’ın helal kıldığı bir şeyi kendi kendilerine haram kılmalarıdır. 6/146- Yahudi olanlara her tırnaklı hayvanı haram kıldık. Sığırlardan ve koyunlardan, sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan veya kemiğe karışanlar dışında iç yağlarını da onlara haram kıldık. Azgınlık ve hakka tecavüzde bulunmaları’ nedeniyle onları böyle cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru olanlarız. Sakın ola ki Allah Musa’ya indirdiği dini Yahudilik dini olarak sanmayın. Musa’ya Gelen dinin adı da İslam Muhammed’e gelen dinin adı da İslam’dır. Yahudi’yiz diyen Musa dininden saparak kendilerine göre din uyduran insanlardır. İşte Allah İsa ile Yahudi olanların yapmış oldukları yanlış inanç ve uydurmalarını düzeltmektedir. Muhammed ile de Hıristiyan olanların uydurdukları dini Allah düzelterek yerine doğruları getirmektedir. İşte Araf suresi 157. Ayette geçen ifade şudur. “o, onlara marufu iyiliği emrediyor, münkeri kötülüğü yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor.” Ayette Bahsedilen” temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor.” Yani Musa ve İsa’ya helal edilip de insanların haramlaştırdığı, Haram edilip de helalleştirdiği bazı şeyleri tekrar eski haline getirmesi anlamında olarak anlatmıştır. Yoksa yukarda vermiş olduğum ayet örneği ile çelişirdi. 16/118- Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. Yukarıda vermiş olduğum ayetler ve açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, Nesh etme olayı, Allah’ın Muhammed’den önce göndermiş olduğu vahiy orijini din ile çerçevelenen helal ve haramlar değildir. Nesh edilen Yahudi ve Hıristiyanların vahiyden saparak ortaya koydukları bazı vahye uymayan haram ve helalleridir. Bu açıklamalardan sonra Kuran’nın Konuşma dili çözülmeden ve bir ayete veya bir kelimeye Kuran’ın ne anlam yüklediği tespit edilmeden Konuları ve ayetleri doğru olarak anlamak, asla mümkün değildir. 4/1- Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve yine kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. Ayette geçen,” Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan” İfadesinde Bir tek nefis hangi anlamda kullanılmıştır? Eğer bir tek nefis İlk insan ilk peygamber olan âdem anlamında kullanılmış ise, Şu ayetleri nereye koyacağız? 7/189- O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah’a dua ettiler “Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.” 7/190- Ama O, onlara Adem’in çocukları erkek ve kadınlara salih bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey konusunda Ona ortaklar kılmaya başladılar. Allah, onların şirk koştuklarından Yücedir. Eğer Peygamber olan Âdem olmuş olsaydı sizce şöyle diyebilir miydi? “Ama O, onlara Adem’in çocukları erkek ve kadınlara salih bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey konusunda Ona ortaklar kılmaya başladılar.” Bu ifade eğer peygamber olan Âdem tarafından söylenip ve yapılmış olsaydı, Allah’ın peygamberler hakkında söylemiş olduğu ayetlerle çelişkiye düşerdi. 33/ 38- Allah’ın kendisine farz kıldığı bir şeyi yerine getirmede peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. Bu, Daha önce gelip geçen ümmetlerde Allah’ın bir sünnetidir. Allah’ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir. 33/39- Ki onlar o peygamberler Allah’ın risaletini tebliğ edenler, O’ndan içleri titreyerek-korkanlar ve Allah’ın dışında hiç kimseden korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter. 3/ 80- O, melekleri ve peygamberleri Rabler edinmenizi emretmez. Siz, Müslüman olduktan sonra, size küfrü mü emredecek? 3/81- Hani Allah peygamberlerden kesin bir söz misak’ almıştı “Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız.” Demişti ki “Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?” Onlar “İkrar ettik” demişlerdi de “Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım” demişti. 3/84- De ki “Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O’na teslim olmuşlarız.” Ayetlerden anlaşıldığı gibi, Peygamberler, Asla Allah’a ne şirk koşarlar ne de insanlara Allah’a şirk koşmayı emrederler. O zaman Araf suresinde bahsi geçen, tek bir nefis olan İlk insan ve ilk peygamber olan âdem ve eşi değil, Ancak insanların genel olarak adam soyundan olan âdemler ve insanlardır. Yine Âdem kelimesinin Kuran’da iki farklı anlamda kullanıldığını anlamamız gerekir. Birisi İnsanlar içinden nebi ve resul olan Âdem Onu Kuran diğer Âdemlerden şöyle ayırmaktadır. 3/ 33- Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Bu Âdem diğer peygamberlere yüklenilen sıfatlar ne ise ona da yüklenmiştir. Kendisi ne şirk koşar ne de insanlara şirk koşmayı emreder. 5/ 116- Allah “Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah’ı bırakarak iki İlah edinin, diye sen mi söyledin?” dediğinde “Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri gaybleri bilen Sensin Sen.” Bu ifadeler İsa peygamberinin annesini ve kendisini insanlara ilah olarak kabul edin demediğini ancak insanlar onları ilah olarak kabul ettiklerini anlatmaktadır. Yine son nebi ve resulün asla kendi keyfine göre ne bir sözde ne de bir eylemde bulunamayacağını Kuran şöyle anlatır. 69/ 43- Alemlerin Rabbinden bir indirilmedir. 69/44- Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı. 69/45- Muhakkak onun sağ-elini bütün güç ve kudretini çekip-alıverirdik. 69/46- Sonra onun can damarını elbette keserdik. Ayetlerden anlaşıldığı gibi, Tek bir nefisten yaratıldı ifadesi nebi ve resul olan Âdem olmadığı kesindir. Yine tek bir nefis kelimesinin ne anlama geldiği hakkında Kuran’da sörf yaparak, bilgi vermeye çalışalım. Şems suresinde İnsanın nasıl bir varlık olduğunu Kuran şöyle tanımlar. 91/ 7- Nefse ve ona bir düzen içinde biçim verene’, 91/8- Sonra ona fücurunu sınır tanımaz günah ve kötülüğünü ve ondan sakınmayı ilham edene andolsun. 91/9- Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. 91/10- Ve onu isyanla, günahla, bozulmalarla örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. Nisa birinci ayette bahsedilen “tek bir nefis” şems suresinin yedi ile onuncu ayet arasında karşılığını bulan anlam şöyle olmalıdır. Yani her insan hem takva yoluna eğilimli hem de fısk ve fücur yoluna eğilimli aklıyla nötr bir varlıktır. Bunun erkek ve kadın olması hiçbir şeyi değiştirmez. 35/ 11- Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla sudan. Sonra da sizi çift çift kıldı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Gerçekten bu, Allah’a göre kolaydır. Allah sizi Topraktan yarattı, ifadesi Bütün insanların beden kısmının topraktan yaratıldığını canı da yani insanı diri tutan enerji olan kısmını da dumansız ateşten yaratıldığını belirtmektedir. 15/ 26- Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. 15/27- Ve Cann’ı da daha önce nüfuz eden kavurucu’ ateşten yaratmıştık. Allah İnsan yaratılışına bir örnek veriyor. Bütün insanların erkek ve kadın ayırım yapılmadan Aynı cins olarak yaratılıp durduğunu anlatmaktadır. “Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının.” Eğer ayette geçen bir tek nefis Adem peygamber olmuş olsaydı bütün peygamberler şeriatlarının aynı olan dinde kardeş evliliği ile çoğalması Kuran’la çelişirdi. Bakınız nisa suresi yirmi üçüncü ayette kimin kime helal kimin kime haram olduğunu şöyle anlatır. 4/ 23- Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerin kızları, kız kardeşlerin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızdan olup koruyuculuğunuz altında bulunan üvey kızlarınız -onlarla gerdeğe girmemişseniz, size bir sakınca yoktur-, sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi biraraya getirdiğiniz evlilik haram kılındı. Ancak cahiliyede geçen geçmiştir. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. İlk peygamber ve ilk yaratılan insanlara bu ayette geçen hükümler de geçerlidir. Yani Muhammed ümmetine de kardeş evliliği haramdır. Musa ve İsa ümmetlerinde de kardeş evliliği haramdır. Âdem ümmetine de kardeş evliliği haram olması grekir. Öyleyse Allah “sizi bir tek nefisten yarattık ondan da eşini var ettik” ayetinden, ya Allah birçok âdemler ve Havvalar yaratarak insanlar haram bir üremeye mecbur kalmadan çoğalmışlar. Ya da Allah bir tek âdem yaratıp başka âdem yaratmaktan aciz kalıp ondan eşini var ederek ikisi evlenip insanlar kardeş evliliği ile çoğalmışlardır. Ayetlerde geçen bir tek nefis kelimesinin Bir Âdem anlamında değil Âdemlere model olan takva iblis ve aklın hepsini barındıran bir erkek ve kadın modelinden söz etmekte olduğu anlaşılmalıdır. Dünya üzerinde bulunan bütün insanları incelediğimiz zaman bütün insanlarda yaratılış aynıdır. Eğer bazı insanlarda takva fısk fücur ve akıl olmamış olsaydı akıl olmayan insanları Allah zaten imtihana tabi tutmamaktadır. Bakınız Allah çelişkisiz gönderdiği bir din ile çelişkisiz yarattığı bir kâinatın tam bir mutabakat içerisinde olduğu bir din insanlara sunmuştur. 4/ 82- Onlar hala Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar çelişkiler, ihtilaflar bulacaklardı. 67/ 2- O, amel davranış ve eylem bakımından hanginizin daha iyi ve güzel olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. 67/3- O, biri diğeriyle tam bir uyum’ mutabakat içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman olan Allahın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk’ tefavüt göremezsin. İşte gözünü çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık bozukluk ve çarpıklık görüyor musun? 67/4- Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz uyumsuzluk bulmaktan umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. 30/ 30- Öyleyse sen yüzünü Allah’ı birleyen bir hanif olarak dine, Allah’ın o fıtratına çevir ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din budur. Ancak insanların çoğu bilmezler. Allah’ın insanlara göndermiş olduğu din, Kuran’la Kuran’ın kâinatla Kâinatın ve Kuran’la kâinatın çatışmadığı dindir. İşte yukarıda nakletmiş olduğum üç farklı ayet bize bu mesajı vermektedir. Şimdi Hem Kuran’da çelişki yok diyeceğiz, Bir taraftan her peygamber kendinden önceki gelen peygamberleri doğrulayıcı ve tasdik edicidir diyeceğiz. Hem de Âdemin şeriatı farklı Musa’nın İsa’nın şeraitleri farklı diyeceğiz. Yunus suresinde şöyle anlatılır. 10/ 36- Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiçbir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir. 10/37- Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. 10/38- Yoksa “Bunu kendisi yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki “Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.” 10/39- Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak. Önündekileri doğrulamak demek, Onlara haram olan şeylerin haram, helal olan şeylerin de helal olmasıdır. Birine haram olan bir şey diğerine helal olursa bu nasıl doğrulama ve tasdik etme olabilir? Âdem eğer sadece peygamber anlamında ise Muhammed de âdemi doğrulamış ise, O zaman Allah kendi kuralını bozmuş olmaz mı? Âdemin çocukları kardeş kardeş ile evlenecek Nuh’un Musa’nın İsa’mın Muhammed’in şeraitinde bunlar kaldırılacak Böyle bir din anlayışı zan ve tahminden başka bir şey değildir. 4/1- Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve yine kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir. Konuyu özetleyecek olursak! Kuran’da geçen kelimeler genelde çift anlamda kullanılmıştır. Allah Her şeyi çift olarak yarattık ifadesi kullanır. 51/49- Ve Biz, her şeyi iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz. İKİ FARKLI ANLAMDA KULLANILAN ADEM! 1-Peygamber olarak anlatılan Âdem. 3/33- Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Peygamber olan âdem ile diğer Allah’ın göndermiş olduğu Bütün peygamberler arasında hiçbir farklılık yoktur. Onların birine helal olan bir şey, diğerlerine de helaldir. Onların birine haram olan bir şey diğerlerine de haramdır. Müslüman’ım diyen hiçbir kimse peygmberler arasında ayırım yapmaz. Çünkü hepsi Allah’ın gözetimi altında söylerler ve yaşarlar. 2/136- Deyin ki “Biz Allah’a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz O’na teslim olmuşlarız.” 2- İnsan soyunu temsil eden ve Kuran’ın genel bir başlık altında ele aldığı âdemdir. İşte Kuran’da dört yerde bahsi geçen “tek bir nefisten yarattık” denilen Adem, Bu ademdir. Yani her insan aklıyla takvasıyla fıskıyla bir model olarak yaratılan attığı her adımdan konuştuğu her sözden yaptığı her davranıştan kendisine emanet yüklenilen İmtihana tabi tutulup hesaba çekilecek olan âdemdir. İşte bu âdem erkekli dişili yaratılmasından dolayı kuran erkeklerin yaratılış farkını izah ederken “ondan da eşini yarattı “ ifadesiyle dişilerle erkeklerin aynı modelden aynı türden yarattığını ifade etmektedir. 33/72- Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. Ayette bahsedilen emanet insanlara yüklenen sorumluluk bilincidir. Ama insanların dışındaki hiçbir varlıkta sorumluluk bilinci yoktur. O zaman kâinatta yaratılmış olan, varlıkları Kuran iki farklı guruba ayırmaktadır. MELEKLER- İNSANLAR. Melekler; Allah’ın kendilerine kodlamış olduğu bilgilerin dışına çıkmayan ve görevleri sadece insanlara bir başka ifadeyle Ademe hizmet etmekle görevli varlıkların genel adıdır. 2/30- Hani Rabbin meleklere “Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti. Onlar da “Biz Seni şükrünle yüceltir ve sürekli takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler. Allah “Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim” dedi. Meleklerde kendilerine verilmiş bir görev vardır. İnsanlara secdesi de kendilerine yüklenmiş olan görev çerçevesinde insanlara hizmet ederler. İnsan; Hem Allah’ın kendisine yüklemiş olduğu emanete sadakat göstermeye eğilimli hem de İblisin tekliflerine karşı kötülük yapmaya eğilimli, karşısına farklı iki seçenekten herhangi birisini seçmek ve yapmakla kendi özgür iradesi ile dünya hayatında imtihana tabi tutulan bir varlıktır. İşte Kuran İnsanlarla melekleri biri birinden ayırmak için Ademi ve eşini, aynı donanımla donatılmış erkeği ve dişiyi yarattığını bildirmektedir. Yoksa Eğer Tevratta anlatılan gibi Âdem'in sağ kaburga kemiğinden de eşi havayı yaratmış olsaydı Yukarıda anlattıklarım gibi Kuran çelişkiler halinde olan bir kitaba dönüşürdü. Allah Âdem kelimesini Bir başlık olarak kullanarak bu kapsama giren peygamberi ile, kafiri Müslüman’ı cini şeytanı kadını erkeği çocukları da içine alarak Bütün bu tür varlıkların tek bir nefis tek bir tür tek bir cins olarak anlatıp diğer meleklerden ayırarak onlara ayrı bir yere koymuştur. 25/77- De ki “Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık bunun azabı da kaçınılmaz olacaktır.” Yeryüzünde Allah’ın kendisine muhatap olarak aldığı tek varlık insandır. İnsanlar hem hayra,hem şerre de dua eden bir varlıktır. 17/11- İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir. Dua; Kişilerin karar vermiş olduğu yönde istek ve arzularının fiiliyatla buluşturarak göstermiş olduğu çaba ve gayretleridir. İnsanın kötülükler yolunda göstermiş olduğu hizmetçileri melekler olduğu gibi insanın iyilikler yolunda göstermiş olduğu hizmetçileri de melekleridir. Kim hangi yönde karar verir meleklerin konuşma dilini çözerse ve onlarla gerekli diyalogu kurarsa dünya hayatında başarılı ve üstün olan onlardır. 19/58- İşte bunlar; kendilerine Allah’ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem’in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız insan nesillerinden, İbrahim ve İsrail Yakupin soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman olan Allah’ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar. Demek ki, Âdemin soyundan iki farklı yola giden insanlar oluyormuş. Birisi peygamberler ve onun yollarını takip edenler, diğeri ise şeytan ve onun soyu olan insanları takip edenlerdir. 20/115- Andolsun, Biz bundan önce Âdem’e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. Eğer bu ayette geçen adem peygamber olan adem olmuş olsaydı verdiği ahdi bozar veya unutur muydu? Demek ki insanların genelini kaplayan emanete hıyanet eden insandan ve âdemden söz etmektedir. 20/121- Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp-örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı. Peygamber olan Âdem asla rabbine karşı gelmez. Öyleyse nisa birinci ayette bahsedilen tek bir nefis Âdem peygamber anlamında olan nefis değil, Adem soyunun sembolik hale getirilip aynı tür ve aynı cins insanların bir tek soy bağından erkekli dişili olarak yaratıldığını vurgulanmaktadır. Arkeoloji ilmi insanların bir tek insandan değil birçok insandan meydana gelmiş olduğunu kanıtlamaktadırlar. Dört tane kan gurubunun oluşu, insanların renklerinin dillerinin farklı oluşu buna bir delil değil mi? 49/13- Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler şeklinde kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün kerim olanınız, ırk ya da soyca değil takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır. En doğrusunu Allah bilir. Doğrularım Allah’a yanlışlarım ise bana aittir. Hatalardan münezzeh olan sadece ve sadece Allah’tır. ALİ RIZA BORAZAN MERSİN ANAMUR

sizi tek bir nefisten yaratan ayeti