4LYc. 1 Merhaba, ben 20 yaşındayım. Bu sene tıbbi laboratuvar teknikleri bölümünden mezun oldum. Benim doğduktan erken doğuma bağlı olarak enfeksiyon oluştu ve hidrosefali hastalığı oluştu. Ve kafam normal insanlardan büyük. Bu yüzden insanlar bana ön yargılı davranıyor. Engelli olmadığım halde engelli dedikleri oluyor bana. Bu yüzden hiçbir arkadaşım yok sohbet edecek kimsem yok dışarı çıkıp takılacak kimsem yok. Adeta ağırlaştırılmış müebbet mahkumu gibiyim. Surekli evdeyim adeta dört duvar arasında bir ömrüm geçiyor. Psikolojim desem yok gibi bir şey 2 ilaç kullanıyorum gram fayda etmiyor.ilaçlar degisildi dozlar artırıldı değişen bir şey olmadı.psikolog desen iyisini bulmak zor. Neden kimse benimle arkadaş olmak istemez ki? Emin olun arkadaş olunmayacak kötü bir karakteristik özelliğim de yok. Bende dışarı çıkıp arkadaşlarımla takılmak istiyorum bu benim de hakkım. Ama yalnız takılmayı sevmediğim için sürekli evdeyim. Son düzenleyen Moderatör 23 Haziran 2022 5 Spor salonuna git kas yap. Büyük kafayla tam orantılı olur diye düşünüyorum. Ayrıca çok kas yapan bir arkadaşım vardı, aksine onun kafası daha küçüktü ve orantısız duruyordu. Senin ne derece orantısız olduğunu bilmiyorum ancak kas yapmanın yardımcı olacağına eminim. 8 yıldır evdeyim ve evde kalmak zor biliyorum 768 1024 Yonca Tokbaş 27/03/2020 27/03/2020 Kurumsaldan ayrıldığımdan bu yana evim hem yuvam, hem işyerim, hem yazıhanem, hem ormanım, hem de spor merkezim. Sabahları çoğunlukla erken kalkıyorum. Sporumu yapıyorum. Aslan Cem okula gidiyor. İşe gider gibi giyinmeye, saçımı başımı yapmaya çalışıyorum. Gözlerime simlerimi sürüyorum. Bazen rujumu süresim gelmiyor; ama annem hiç aksatmaz hep sürer diyerek ben de “hadi hadi Yonca” gazıyla kırmızı rujumu mutlaka sürüyorum. Ben evdeyim. Hep… Okuyacaklarımı okuyorum, yazacaklarımı yazıyorum. Ne yapacaksam onu yapmaya çabalıyorum. Evde maaile durarak bi şeyler üretmeye çalışmak çok zor. İnsanın ilhamı tükeniyor. Yaratıcılığı zorlanıyor. Evde oldun mu, kimse senin bir iş yaptığını da düşünmüyor. İnsana en çok bu koyuyor. En zorlayan da bu. Buna da bir süre sonra alışıyorsun. Geçenlerde Destina bana, “Anne sen nasıl bize rağmen yazıyorsun? Ben bir şey yazacaksam hiç kimse rahatsız etmesin istiyorum. Biz seni hiç rahat bırakmadık ki! Yeni fark ediyorum.” dedi. Gülümsedim. Bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum. Evden çalışan, nice ev kadını/ev insanı fark etmez, hepimize sımsıkı sarılıyorum. Sanırım bizi anlamaya başladı Dünya! Başımıza coronavirüs covid19 musallat olduğundan beri sağlık önlemleri adına evindekal hareketiyle herkes oflayıp pofladıkça ve insanlar evde kalmakta zorlandıkça, aslında yıllardır benim de neye zorlandığımı yeni fark ediyorum. Bir şekilde adı kondu gibi oldu adını koyamadığım duyguların. Disiplinli olamadığım zamanlarda kendime kızmalarımı düşündüm. Bitmek bilmeyen kendime kızmalarımı… İnsanın sürekli otodisiplinde olması çok zor. Otoritesiz disiplinle güne başlamak büyük olay. Herkes zorlanınca, “ben çok da anormal değilmişim” hissi ile karışık bir ruh hali çöktü üzerime. Evimden ya Manisa Tarzanı gibi dağlara yarışlar koşmaya; ya da zeytine, arıya doğaya yani en sevdiğim şeyler için bir şeyler yapmaya; bir de yazmak için kamplara gitmek için çıktım geri geldim. Ev gezmeleri yapıyoruz biz genelde Dubai’de. Arkadaşlarımızla da evden eve evcilik oynar gibiyiz. Sürekli yeni bir yerlere gitmeye yeterince doyalı hayli zaman oldu. AVM filan, mecburiyetim olmadığı sürece adım atmadığım ortam çok uzun zamandır. Alışveriş manyağı da değilim. Çok şükür ömrümün sonuna kadar bi şey almasam da her şeye yetecek kadar malzemem var biliyorum. Stoklamadım bi şey. Ultramaraton bana insanın her şart altında azla yetinip uzun zaman gidebileceğini çok iyi öğretti. Birçok insan aslında para kazanmak zorunda olmasa, o işte çalışır mıydı düşünme hakkının bile olmadığı bir yerde zamanını geçiriyor. Ben henüz kurumsaldan ayrılmaya cesaret edemezken bir arkadaşım; “Yonca’cım insanların kurumsal köle olması çok iyi bi şey olsaydı onları orada tutmak için bu kadar para verilmezdi…” demişti. Herkes evine, mutfağına, çocuğuna, uyumaya, durmaya hasret aslında. Ah para.. Ah bu maddi Dünya… Düş yakamızdan özgür bırak insanlığı! İnsanı isyan ettiren evinde olmak değil de; bunca sağlık riskiyle ve felaket haberi gölgesinde hem kendinin hem bütünün sağlığı adına evde kalmak zorunda olması. Mecbur olmak zindan hissi yaratıyor. Haber izleme süremi kısıtladım. Sürekli haber izlemek hiçbir şeye yardımcı olmuyor. Sağlam insanı hasta eder. Müzik… müziği ihmal etmiyorum. Zaten hareketli bir tipim, evde de hareketliyim her zamanki gibi. Herkesin spora, hareket etmeye bu kadar önem vermesine vesile oldu ya bu salgın, iyi oldu bu. Çünkü hareket etmek hep önemli. Kitaplarıma sığındım. En şahane sığınak. En renkli Dünya ve sonsuz! Kitaplarımı asla kimselere okumaya 1 günlüğüne bile vermedim ben bunca sene. Bi can erik, bi kitap asla paylaşmam derdim. Gurbet ellerde, sınırların kapatıldığı, uçakların durduğu bu ortamda evde kalmak başka türlü koyuverince hepimize, kütüphanemden okuyup bitirdiğim tüm kitapları ayırdım. Kitap okuyamıyorum diye sürekli kızıyordum kendime. Delirmiş olmalıyım, meğer Dünyanın kitabını okumuşum farkına vardım. Buradaki Türk kadın grubumuz sultansofdubai ye haber saldım; “Okuduğum ve mutlaka sizin de okumanızı istediğim kitaplarım var, hadi dileyen gelsin alsın” diye. Zor geldi ayrılmak; ama başardım ve mutluyum. Kitaplarımı dokunulmazlığa, yalnızlığa mahkum etmektense, değerlerini bilip okuyacak kitap kurtlarına vermek hissi iyi geldi. Kitap almak için koşa koşa gelen insanlar olması mesela, bu zor dönemde beni çok mutlu etti. Ginger Bey’de katılıyor bu söylediklerime. Gördüğüm, herkesin kalbini veya bir becerisini herkese açtığı. İmecenin en güzel haline tanıklık ediyorum. Bir anda bütün Dünya bütün Dünya’yla her şeyini paylaşmaya başladı. Olması gereken zaten buydu; keşke hastalıklar buna zorlamasıydı da demeyeceğim. Hayat insana bir şekilde öğreterek ilerliyor. Corononavirüs insanlığa imeceyi, paylaşmayı, karşılıksız koşulsuz sevgi ve ilgi alış verişini hatırlatıyor. Kadim bilgilerimizi güncelliyor. Hani eskiden bi alet çalışmayınca pat küt vururduk da kendine gelirdi ya; biraz öyle bir hatırlatma gerçi, hoyratça… Üzüntüm, bu salgının insanları doğaya karşı daha duyarlı olmaya davet ederken kimyasal kullanımını da raydan çıkartmış olması. Ne büyük ve tehlikeli bir tezatlık. Aman dikkat! Bağışıklığımızı, doğamızı, doğal olanı, tohumu, arıyı, suyu korumaya devam. Su ve sabun yeterli ve yeterince önemli. Suyu ziyan etmemek de önemli. Ağaçlarda görmediğim kadar çok kuş, çiçeklerde hiç görmediğim kadar çok arı var. Dolu… vızır vızır çalışıyor doğa. Canım Doğa! Belki ben de ekran karşısına geçip sanaldan sizlerle arılar hakkında bildiklerimi, arı sevgimi, koşuyu ve sporu bir zorundalık ve askeri nizamla değil de hayatımızın parçası olarak yapmakla ilgili hislerimi paylaşmalıyım. Belki bu dönemde birbirimize hiç istemeden bu kadar uzak kalmışken daha da yakınlaşmayı başarıyoruzdur. İmece… imeceyi hatırlamak Dünya’yı yerinden oynatacak kadar güçlü bir erdemdir bence. Ve benim bu umutperverliğim bi tür Polyannacılık olmaktan çıkıp somut bir eyleme dönüşüyordur böylece… “Yeter ki bu salgın bitsin, yeter ki sağlık olsun, bak şunu şunu yapıcam!” dediğimiz şeyleri yazalım bi kenara. Yapacak çok güzel, çok anlamlı, hayata değer ne kadar çok şeyimiz var değil mi? İşte bunu bilmek en güzel hedef, amaç ve gaye! Yonca “kitapçı” Türlü çeşit kurumsalda, yurtiçinde ve yurtdışında, çok çeşit milletten insanla çalışmışlığı var. Koşmaya başladı. Kurumsaldan ayrıldı. Kendini hem sevdiği hem de en iyi yaptığı şeylere verdi; yazmak, koşmak, konuşmak, sorunlara çözüm üretmek, arıları kurtarmak, doğayı anlatmak, koçluk yapmak gibi… Yaşım 22, şöyle örnek vereyim etrafımdakiler kanki, kardo, hacı, moruk gibi cümleleri sürekli laf içine sokuyorlar fakat ben bunlardan iğreniyorum, aşırı samimiyetsiz buluyorum, zaten söylemeye çalıştığımda da kendime yakıştıramıyorum bir türlü, bu seferde millet konuşmamı aşırı kibar ve garip buluyor ve ötekileştiriliyorumSonra içki ve sigara içmemek benim için büyük bir problem oldu. Hiç bir ortama giremiyorum yaşıtım kuzenim bile beni hiç bir yere çağırmıyor, kendi arkadaş grubuyla sürekli bir şeyler yapıyorlar tatile oraya buraya gidiyorlar, ben sürekli evdeyim acayip imreniyorum ona, hayatını yaşıyor. Fakat yanlarında da hiç zevk almıyorum, muhabbetlerine asla katılamıyorum dinledikleri müziklerden tut konuştukları konuların hiç biri ilgimi çekmiyor, hiç bir yorum yapamıyorum zaten otomatik olarak dışlanıyorum belli bir süreden sonraÜniversite bitiyor, sadece 1 arkadaşımla mesajlaşıp ara sıra telefonlaşıyoruz fakat o da daha çok liseden arkadaşlarıyla takılmayı tercih ediyor yani onlada sosyalleşemiyorumLiseden 1-2 arkadaşım var hala konuştuğum fakat onlarında kendi sosyal hayatları var, 1 tanesiyle yakınım, kafamız daha çok uyuşuyor fakat onunda kız arkadaşı var daha çok onla vakit geçiriyorŞu an her gün konuşup rahatça arayıp oyun falan oynayabildiğim sadece 1 arkadaşım var fakat onla da aramız açılıp duruyor ve ona bağımlı olmak istemiyorum çevreme 2-3 samimi arkadaş katmak istiyorum, insanlara gidip beni aranıza alırmısınızda diyemiyorum bu yaştan sonraözet; hiç arkadaşım yok gibi hissediyorum, insanlarla sadece tanıdık olabilecek kadar samimiyet kurabiliyorum ve kendimi yalnız hissediyorum, ne yapabilirim ? En azından konuştuğun birileri varmış. Arkadaş demiyorum bak konuştuğun birileri. Benim konuştuğum birileri bile yok. Kafa dengi birini bulmam o kadar zor. Çoğu da zaten bilgimi sömürmek, işini halletmek için yazıyor yazılımcıyım Sen de bendensin ben de hoşlanmam o boş sözcüklerden Ben şunu bilirim ya kendin gibi adam bulursun yada sosyal insan olmak için kendini degiştirirsin baska cikar yolu bulmuyorum felan geçicen yalnizliğa devam karşindaki insani bir tani belki samimi oldugundan hayatta sosyal olmazsan ne maddi ne manevi olarak bir yerlere gelmen çok zor ben bunu veya hali vakti yerinde olan insanlara bak zengin olana kadar kac yüz kişiyle iş yapmiş tanişmiş ilerletmiş olupta kim yapabilir? ya sana yemin ediyorum olmasada olur, kıskançlık, bencillik, arkadaş satma, narsistlik, çıkarcılık ne arasan bu konuştuğum arkadaşımda var, mecburen konuşuyorum çünkü başka arkadaşım yok ve hobilerimiz espiri anlayışımız benziyor o kadar quoteOrijinalden alıntı EnergyHillBen şunu bilirim ya kendin gibi adam bulursun yada sosyal insan olmak için kendini degiştirirsin baska cikar yolu bulmuyorum felan geçicen yalnizliğa devam karşindaki insani bir tani belki samimi oldugundan hayatta sosyal olmazsan ne maddi ne manevi olarak bir yerlere gelmen çok zor ben bunu veya hali vakti yerinde olan insanlara bak zengin olana kadar kac yüz kişiyle iş yapmiş tanişmiş ilerletmiş olupta kim yapabilir?+1 Kendini ol girisken ickide gibi ciddi geciyor hicbir seyi kafana takma quoteOrijinalden alıntı Kendini ol girisken ickide gibi ciddi geciyor hicbir seyi kafana takmaAlıntıları GösterBu arada 2007de üye olmuşsunuz yaşiniz kaç merak ettim? quoteOrijinalden alıntı 27. Bende lise dönemlerimde aynı durumdaydım. Bana zararı Cok fazla oldu ama uzun vadede zaten var olan bir kaderi yaşadığıma inanırım. Hayatım belli başlı kararların yanlışlari ve doğrularıyle birlikte şekillendi. Ben bu dönemi ne olursa olsun ailemden gördüğüm destekle atlattım. Atlattım dediğime bakma sadece artık çok az sınırlı sayıda arkadaşım olmasına takılmıyorum. Zamanla hayat karşına daha güzel şeyler çıkaracak buna emin ol sadece kırılma noktalarını iyi görmek gerekir. O içinde gelmediği halde konuştuğun arkadaşına da mesafeli olmalısın çünkü bir insan senin ona muhtaç olduğu hissederse yaklaşımı farklı olur. İki sene evvel bunu farkettim çok samimi olduğumuzu zannettiğim arkadaşım maalesef benim ona tekliflerimle benimle buluşuyor konuşuyor dahası imkanlarimi sömürüyordu ihtiyacım olduğu zamanlarda da yok oluyordu. Kendinle barışık ol hata yapmaktan korkma gün gelir en arkadaşın kendin olursun. quoteOrijinalden alıntı RitalinDelisiEn azından konuştuğun birileri varmış. Arkadaş demiyorum bak konuştuğun birileri. Benim konuştuğum birileri bile yok. Kafa dengi birini bulmam o kadar zor. Çoğu da zaten bilgimi sömürmek, işini halletmek için yazıyor yazılımcıyımİngilizcen iyiyse sana bir uygulama önerebilirim. Bu yaşıma kadar kullandığım tartışmasız en iyi uygulama. Gerçek fotoğraflar yok, Snapchat gibi emoji yaratıyorsun. Online mektup arkadaşlığı gibi birşey, Yunanistan'dan birine yazsan 3 saate giderken Avustralya'ya 2 günde, İrlanda'ya 11 saatte falan gidiyor. Bu şekilde yeni arkadaşlar edinmek şu dönemde bana baya iyi geliyor. Benimde Dururum Aynı ki Çok Dışarı Çıkan ve Kafelerde Boş Boş Oturup Muhabbet Etmeyi Seven Bir Tip'te Değilim Ama Her Zamanda Böyle Değildim. Bu Durum Ben 18'imin Sonları 19'umun Başların da Olmaya Başladı ve Garip Bir Geçiş Süreciydi.. Yaşım Büyüdükçe Düşünce Tarzım, Yediklerim, İçtiklerim, Sosyal Çevrem, Kişiliğim ve Genel Olarak Hayatım Bir Nevi '' U '' Dönüşüne Girmiş Gibi Oldu.. Genel Olarak Saydıklarınızın Hepsini 1 Ay İçinde Yaşadım ve Çoğu Şeyden Soğumaya Başladım. özellikle insanlardan Şuan 22 Yaşında Lise Mevzunu, Üniversite Okumayan, Sosyal Çevresindeki Herkesi Dışlamış ve Kendi İç Dünyasına Kapanan, Annesiyle Günün İstediği Saatinde Kalkıp Bilgisayar Başında 3D Modelleme Yapan, Küpe ve Yüzük Tasarlayarak Kuyumculara ve Atölyelere Satan, Yediği Önünde Yemediği Arkasında Küçük Şeylerle Mutlu Olan Bir Birey Olarak Şunu Söyleyebilirim;Arkadaşlık, Çıkarların ve Onun Doğrultusunda her zaman değil İşine Geldiği Gibi Sürdürdüğün Yada Katlandığın Bir İlişki Türü. Yalnızlık Ne Kadar İyi Olursa Olsun En Azından Çevrende Seni Sevdiğini Bildiğin Ve Samimiyetinden Ödün Vermediğini Düşündüğün ve ''Has Be Has Dostum'' Dediğin Bir İnsanla Karşılaşmadığın Sürece Çokta Önemli Bir Şey Gibi Gözükmüyor Olabilir, Ne Var ki O Kişiyi Bulunca Onun Seninle Hem İyi Bir Arkadaşlık Yapacağını Düşünüyorsan Hem de Seni Sen Olmaktan Alıkoymuyorsa Onunla Birlikte Olmanın Senin İçin Hiçbir Sakıncası Yoktur ve En Azından Çevrende Böyle 1 Yada 2 Tane İnsan Bulundurmak Yeterli Olmalı Diye Düşünüyorum..''Azdan Az, Çoktan Çok Olur İlla Bir Gün Lazım Olur.'' Kafasında Düşünen ve Bu Yönde Sosyal Olmak İçin Ortamdan Ortama Zıplayan Bugs Bunny Kılıklı Abi ve Ablalarımızı Anlamak İstiyorsan Yapman Gereken Tek Şey Senin de Onlara Ayak Uydurup Onlarla Birlikte Zıplaman.. Gel Gelelim Ayağına Zıplarken Kıymık Battığında ve Zıplayamadığında Yanındakiler Hala Zıplamaya Devam mı Ederler Yoksa Durup Seninle mi İlgilenirler ??İşte Burada Bunun Cevabını Bulamazsın Yada Biz Sana Bunun Cevabı Veremeyiz.. Çünkü Cevap Kendinde Saklı. Sen, Sen Olduğun Zaman İyi Hisseden Biriysen ve Yanındaki İnsanlarda Bundan Rahatsızlık Duymuyorsa, Bundan Sonrası Tamamen Sana Kalıyor.. Umarım Hayatta Yalnızlıktan Çok Bazen Yalnız Kalmanın da Değerini Bilen İnsanlardan Olursun. Evet, Hayat Akıp Gidiyor Ama Unutma Sadece Senin İçin Değil.. yaş 27 hiç arkadaşım yok kafam rahat varlığı dert işte yokluğunda aramıyorum en azından, eskiden senın yaşlarda kafaya takardımda şimdi iş işten geçti kötü yanı zor bir durumda yardım isteyecek kimsenin olmaması. Hocam zaten çok seçici biri olduğum için 2-3 "arkadaşım" var şuan, asla 10-20 tane arkadaşım olsun ordan oraya akayım kafasında değilim. Fakat bu var olan 2-3 arkadaşımla da aram iyi olmayınca kendimi inanılmaz boşlukta hissediyorum. O en çok konuştuğum arkadaşım özellikle son zamanlarda iyice sinirimi bozmaya başladı, narsist ve sahte bir kişiliği olmasının yanında pek iyi niyetlide değil. Bana geçen şeyi anlattı yürürken öndeki bi arkadaşının cebinden 20 lira düşmüş havada kapmış cebine atmış direk. Niye geri vermiyosun adama dedim niye veriyimki diyo. Sana yapılsa hoşuna gitmez ama diyorum evet gitmez ben böyle kötü, şerefsiz biriyim hahahaha diyor. O KADAR SOĞUDUMKİ ondan bu anlattığından sonra. Başka bu tarz bir kaç şeyi daha var uzatmayayım şimdi. Onlara yapıyorsa bana da yapar abi bu adam. Ayrıca adamla buluşmak görüşmek isteyen taraf hep ben oluyorum, ben söylemesem buluşma olayı olmuyor, son zamanlarda da zaten gelmiyor hiç bir çağırmama. Sonra liseden bi arkadaşım var, iyi biri gerçekten, muhabbetinide severim güvenirimde, fakat o da bana aşırı mesafeli davranıyor, mesela discordda açık oluyor, eğer ben yazmassam asla konuşmaya gelmiyor ya da bazen yazdıklarıma dönmüyor bile. Ayrıca benle muhabbet ederken onun keyif almadığını düşünüyorum, sürekli can sıkıntısından iç çekip duruyor söylediklerimi saçma buluyor falan filan. Bazen gülüyoruz eğleniyoruz ama kalıyor öyle işte. Ayrıca konuşuyoruz, oyun oynuyoruz mesela discordda, kız arkadaşı online oluduğu anda ben çıkıyorum diyip konuşmadan ayrılıyor, sanki benleyken eğlenmiyor sadece tahamül ediyor. Sonra 3. arkadaşımda iyi biri, genelde o beni arayıp dışarı çağırır eder ama onlada hiç bir zevkimiz uyuşmuyor, pek fazla ortak noktamız olmadığı için konuşacak şeyler bulamıyoruz birbirimizle. Böyle olunca da pek keyifli vakit geçirdiğimiz söylenemez beraberken. Onunda 1-2 arkadaşı daha var ayrıca, mesela benle buluştu, bi yerde oturuyoruz sonra o arkadaşımı aradı, biran önce kalkıp onun yanına gitmek istediğini hissediyorum. Bana sende gel falanda demiyor, ben ve o olarak ayırmış arkadaş çizgisini, ya benle buluşuyor ya onla ve onu daha ön planda tutuyor. Problemim bu hocam, insanlara ne kadar iyi davranırsam davranayım, ne kadar konuşkan olmaya çalışırsam çalışayım ne bileyim ne kadar değer verirsem vereyim olmuyor yani, sevilmiyorum, sevmiyorum da kimseyi böyle oluncaya ben bir şeyleri yanlış yapıp insanları itiyorum, ya da problem onlarda bilemiyorum Çay iç bi eleman vardi asosyallikten kurtulmak icin caysosyel olmustu siz nasıl yaşıyosunuz ya hayata bak Ben de önceden knk falan diyemezdim kendimi alıştırdım. Bu tıpkı bir korkunun üzerine gitmek gibi. Sevmesen de ortama gireceksin zamanla alışıyosun. Gir yine hiç konuşma sadece otur biri muhabbet açar zaten. Ama evde oturursan asla sosyalleşemezsin. Her vakit kendini çaylayan eleman mı? Çaya başla.. Sayfaya Git Sayfa Forumlar Eğlence İtiraflar Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız. Çok bunaldım artık Konuyu başlatan Buz Mavisi Başlangıç tarihi 12 Mart 2016 Bu konuyu okuyanlar 1 Katılım 12 Temmuz 2015 Mesajlar 124 Reaksiyon puanı 2 Puanları 18 21 Yaşındayım ve doğuştan kiloluyum çok küçük yaştan beri kilolu olduğum için hep dışlandım ezildim alay edildim 10 yaşındayken kendimi eve kapattım ve bilgisayar oyunlarına aşırı merak ve ilgi duydum 20 yaşıma kadar yani tam 10 sene sadece evden okula okuldan eve kısacası evden hiç dışarı çıkmadım ne çocukluğumu nede gençliğimi yaşayamadım. Tabi doğal oalrak kilom da hergeçen gün daha da arttı geçen sene tam 170 kilo olduğumu öğrenince hemen biraz kendi yöntemlerimle spor ve diyet yaptım Bu arada ben çok fazla yemek yemeyen ve abur cubur diye tabir ettiğimiz kola cips çikolata hiç sevmeyen biriyim bunları da çok uzun zamandır yemedim yemiyorum. 2 haftada 5kg verdim 165 oldum sonra daha sağlıklı kilo vermek gerektiğini düşünüp doktora gittim hemen diyet yazıldı ve o diyete uymaya başladım üzerinden tam 8 ay geçti 8 ayda 30kg verdim şuan 135 kiloyum ve haftanın 6 günü spor salonuna gidip 3 saat spor yapıyorum diyetime de devam ediyorum dolabımı yeniledim tüm kıyafetler bol gelemeye başladı artık son 35kg daha verdiğim zaman hedefime ulaşmış olacağım ama artık sıkıldım ve bunaldım dayanacak gücüm kalmadığını hissediyorum çünkü hala kendimi evde tutuyorum dışarıda rahat rahat gezemiyorum çünkü hala kiloluyum toplum baskısından ve insanların o alaycı ve küçümser bakışlarını görmekten nefret ediyorum şu son 35kg yi bir an önce verip kendimi dışarı atıp normal insanlar gibi kalabalığın arasında kaybolmak istiyorum. Hala evdeyim ve sıkılıyorum her geçen gün daha da bunalıyorum arkadaş çevrem yok daha doğrusu hiç arkadaşım yok insan ilişkileri konusunda çok geride kalmışım okulda birileri bir konu hakkında konuşurken ben sadece bakıyorum o konu hakkında söyleyecek bir sözüm bile yok çünkü 10 yılım sadece 4 duvar arasında PC başında geçti. İnsanlarla konuşacak bir konu bile bulamıyorum çekiniyorum artık herkesden. Hedefime ulaştığım zaman umarım bu durum değişir çünkü kendimi artık çok yalnız hissetmeye başladım çünkü kardeşim bile yok benim tek çocuğum ve babamıda geçen sene kaybettim her geçen gün daha da yalnız kaldığımı hissediyorum. Karanlık bir oda da bir köşede oturmaktan bunaldım artık. 2 Katılım 12 Mart 2016 Mesajlar 232 Reaksiyon puanı 24 Puanları 28 Yaş 25 21 Yaşındayım ve doğuştan kiloluyum çok küçük yaştan beri kilolu olduğum için hep dışlandım ezildim alay edildim 10 yaşındayken kendimi eve kapattım ve bilgisayar oyunlarına aşırı merak ve ilgi duydum 20 yaşıma kadar yani tam 10 sene sadece evden okula okuldan eve kısacası evden hiç dışarı çıkmadım ne çocukluğumu nede gençliğimi yaşayamadım. Tabi doğal oalrak kilom da hergeçen gün daha da arttı geçen sene tam 170 kilo olduğumu öğrenince hemen biraz kendi yöntemlerimle spor ve diyet yaptım Bu arada ben çok fazla yemek yemeyen ve abur cubur diye tabir ettiğimiz kola cips çikolata hiç sevmeyen biriyim bunları da çok uzun zamandır yemedim yemiyorum. 2 haftada 5kg verdim 165 oldum sonra daha sağlıklı kilo vermek gerektiğini düşünüp doktora gittim hemen diyet yazıldı ve o diyete uymaya başladım üzerinden tam 8 ay geçti 8 ayda 30kg verdim şuan 135 kiloyum ve haftanın 6 günü spor salonuna gidip 3 saat spor yapıyorum diyetime de devam ediyorum dolabımı yeniledim tüm kıyafetler bol gelemeye başladı artık son 35kg daha verdiğim zaman hedefime ulaşmış olacağım ama artık sıkıldım ve bunaldım dayanacak gücüm kalmadığını hissediyorum çünkü hala kendimi evde tutuyorum dışarıda rahat rahat gezemiyorum çünkü hala kiloluyum toplum baskısından ve insanların o alaycı ve küçümser bakışlarını görmekten nefret ediyorum şu son 35kg yi bir an önce verip kendimi dışarı atıp normal insanlar gibi kalabalığın arasında kaybolmak istiyorum. Hala evdeyim ve sıkılıyorum her geçen gün daha da bunalıyorum arkadaş çevrem yok daha doğrusu hiç arkadaşım yok insan ilişkileri konusunda çok geride kalmışım okulda birileri bir konu hakkında konuşurken ben sadece bakıyorum o konu hakkında söyleyecek bir sözüm bile yok çünkü 10 yılım sadece 4 duvar arasında PC başında geçti. İnsanlarla konuşacak bir konu bile bulamıyorum çekiniyorum artık herkesden. Hedefime ulaştığım zaman umarım bu durum değişir çünkü kendimi artık çok yalnız hissetmeye başladım çünkü kardeşim bile yok benim tek çocuğum ve babamıda geçen sene kaybettim her geçen gün daha da yalnız kaldığımı hissediyorum. Karanlık bir oda da bir köşede oturmaktan bunaldım artık. Güzel dostum arkadaşım ilk öncelikle sakın yanlış anlama beni ama şu içine kapanık karakterini değiştir Annen sana destek olmuyor mu Senin yaşadıkların çok zor ama içine kapanma biraz toparla kendini Bende zamanında çok şeyler yaşadım çok acılar çektim hala da çekiyorum ama mutlu olmaya da çalışıyorum konuşarak çözülmeyecek bir şey yoktur Şu hayatta ölümün olmuşun geçmişin çaresi yok onun dışında her şeyin çaresi var. 3 Konuyu başlatan 4 Katılım 12 Temmuz 2015 Mesajlar 124 Reaksiyon puanı 2 Puanları 18 Güzel dostum arkadaşım ilk öncelikle sakın yanlış anlama beni ama şu içine kapanık karakterini değiştir Annen sana destek olmuyor mu Senin yaşadıkların çok zor ama içine kapanma biraz toparla kendini Bende zamanında çok şeyler yaşadım çok acılar çektim hala da çekiyorum ama mutlu olmaya da çalışıyorum konuşarak çözülmeyecek bir şey yoktur Şu hayatta ölümün olmuşun geçmişin çaresi yok onun dışında her şeyin çaresi var. Annem destek olmaya çalışıyor ama tam destek olduğunu söyleyemem. Zaten küçük yaştan beri annem babam hergün tartışma yaratırlardı. Benimle pek ilgilenmediler. Bu içe kapanıklık sorunumu aşmaya çalışıyorum ama olmuyor şu sanal ortamda rahat olduğum kadar dışarıda olamıyorum, nedense toplum içinde kendimi ezik ve küçük görüyorum. Biri ile konuşurken her kelimeyi seçerek konuşuyorum hatta konuşmadan önce 3-4 defa düşünüyorum bazen söylemediğim şeylerde oluyor belki yanlış birşey söylerim kalbini kırarım yada kendimi küçük düşürürüm falan diye çoğu zaman kimseyle konuşmuyorum. Okulda falan hep en arkada oturup dersi dinleyip evime giderim herkes okul çıkışı okuldan arkadaşlarıyla beraber gezer ben koşa koşa eve giderim hızla eve gidince rahatlama oluyor, kapıdan çıktığım anda kendimi hep tedirgin hissediyorum markete giderken bile. Bunu nasıl aşıcam hiç bilmiyorum. 5 Katılım 12 Mart 2016 Mesajlar 232 Reaksiyon puanı 24 Puanları 28 Yaş 25 Annem destek olmaya çalışıyor ama tam destek olduğunu söyleyemem. Zaten küçük yaştan beri annem babam hergün tartışma yaratırlardı. Benimle pek ilgilenmediler. Bu içe kapanıklık sorunumu aşmaya çalışıyorum ama olmuyor şu sanal ortamda rahat olduğum kadar dışarıda olamıyorum, nedense toplum içinde kendimi ezik ve küçük görüyorum. Biri ile konuşurken her kelimeyi seçerek konuşuyorum hatta konuşmadan önce 3-4 defa düşünüyorum bazen söylemediğim şeylerde oluyor belki yanlış birşey söylerim kalbini kırarım yada kendimi küçük düşürürüm falan diye çoğu zaman kimseyle konuşmuyorum. Okulda falan hep en arkada oturup dersi dinleyip evime giderim herkes okul çıkışı okuldan arkadaşlarıyla beraber gezer ben koşa koşa eve giderim hızla eve gidince rahatlama oluyor, kapıdan çıktığım anda kendimi hep tedirgin hissediyorum markete giderken bile. Bunu nasıl aşıcam hiç bilmiyorum. Annem destek olmaya çalışıyor ama tam destek olduğunu söyleyemem. Zaten küçük yaştan beri annem babam hergün tartışma yaratırlardı. Benimle pek ilgilenmediler. Bu içe kapanıklık sorunumu aşmaya çalışıyorum ama olmuyor şu sanal ortamda rahat olduğum kadar dışarıda olamıyorum, nedense toplum içinde kendimi ezik ve küçük görüyorum. Biri ile konuşurken her kelimeyi seçerek konuşuyorum hatta konuşmadan önce 3-4 defa düşünüyorum bazen söylemediğim şeylerde oluyor belki yanlış birşey söylerim kalbini kırarım yada kendimi küçük düşürürüm falan diye çoğu zaman kimseyle konuşmuyorum. Okulda falan hep en arkada oturup dersi dinleyip evime giderim herkes okul çıkışı okuldan arkadaşlarıyla beraber gezer ben koşa koşa eve giderim hızla eve gidince rahatlama oluyor, kapıdan çıktığım anda kendimi hep tedirgin hissediyorum markete giderken bile. Bunu nasıl aşıcam hiç bilmiyorum. ÖM attım yanıtlarsan sevinirim 6 Katılım 9 Mart 2016 Mesajlar 2,041 Çözümler 1 Reaksiyon puanı 1,966 Puanları 113 Yaş 25 uzun uzadıya bişeyler yazmayacağım ben sosyallik ve asosyallik arasındaki ince çizgiyi kişinin kendisi kontrol eder yani senin anlayacağın iş sende bitiyor. 7 Katılım 8 Şubat 2014 Mesajlar 7,322 Reaksiyon puanı 2,925 Puanları 113 Günümüzde herkes kilolu Obez Refaha kavuşan tüm toplumların ilk hedefi bol yemek. Refaha doyan toplumlarda ise kaliteliyi yemek veya değişik tadlar tadmak tercih edilir. Ne kadar uzun evde vakit geçirirsen, o kadar az insan görürsün. Daima insanların kalabalık oldukları yerlerde bulun. Özellikle sohbet ortamı doğabilecek yerler tercih et. Kendin gibi olan insanlar bulmaya çalış. Konu yoksa, sohbet ve paylaşım da olmaz. Hiç bir ortak yönün olmayan bir kişi ile hiç bir sorununu paylamazsın. En klolay akrabalar üzerinden bir topluma adapte olunur. Konuyu başlatan 8 Katılım 12 Temmuz 2015 Mesajlar 124 Reaksiyon puanı 2 Puanları 18 Günümüzde herkes kilolu Obez Refaha kavuşan tüm toplumların ilk hedefi bol yemek. Refaha doyan toplumlarda ise kaliteliyi yemek veya değişik tadlar tadmak tercih edilir. Ne kadar uzun evde vakit geçirirsen, o kadar az insan görürsün. Daima insanların kalabalık oldukları yerlerde bulun. Özellikle sohbet ortamı doğabilecek yerler tercih et. Kendin gibi olan insanlar bulmaya çalış. Konu yoksa, sohbet ve paylaşım da olmaz. Hiç bir ortak yönün olmayan bir kişi ile hiç bir sorununu paylamazsın. En klolay akrabalar üzerinden bir topluma adapte olunur. Akrabalarla bile o kadar samimi içli dışlı değiliz hocam bayramdan bayrama görüşürüz. 9 Katılım 8 Şubat 2014 Mesajlar 7,322 Reaksiyon puanı 2,925 Puanları 113 Başkalarının da senin gibi bazı çekingeleri endişeleri olabileceğini düşünerek, ilk adımı her zaman sen atmalısın. Modern zamanların en kötü, ama henüz önemsenmeyen hastalığ, kalabalık içinde yalnızlık. 10 Katılım 12 Mart 2016 Mesajlar 109 Reaksiyon puanı 7 Puanları 18 Yaş 26 11 Katılım 2 Haziran 2014 Mesajlar 4,769 Reaksiyon puanı 2,559 Puanları 113 Yaş 121 Aynı durum kısmen bende de var ama şöyle ben kız olunca bir garip oluyorum sanki onlar insan değilde insan üstü gibi geliyor benimde evde geçiyo zamanım nadiren çıkarım var ama pek çıkmıyoruz benim içinde çok zayıfım diye dalga ölü tek yumrukluk falan ise salona gidiyorum kilo aldım biraz ama hala çocuk gibi çok sıkıldım ama sanırım bir iş bulmamız lazım özellikle kafe gibi yerler olacak ki etkileşim düşündüm ama aklıma başks bişey gelmiyor. 12 Katılım 30 Ocak 2016 Mesajlar 1,676 Reaksiyon puanı 484 Puanları 83 Bunu kafaya takmaya gerek yok bizim eski bir komşu yaşlarında o görsen o da eve hep gözlerin senin üzerinde OLDUĞUNU bir gün gez ol yani. 13 Katılım 26 Şubat 2016 Mesajlar 136 Reaksiyon puanı 17 Puanları 18 Yaş 35 dert etmeye gerek yok yine oyununu oyna. Ama kendine günlük takvim yap .Hafta Sonları faliyeti mesela spor salonu ve yüzme gibi üyeligin olsun. Bu sayede hem asosyallikden kurtulur ve düzenli hayatın olmaya başlar. 14 Benzer konular Forumlar Eğlence İtiraflar

sürekli evdeyim hiç arkadaşım yok